Ana içeriğe git

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

1 MAYIS'IN ARDINDAN..

Ankara, Sakarya ve Burhaniye’de anadillerimizde pankartımızla, döviz ve bayraklarımızla 1 Mayıs alanlarındaydık. Aynı şekilde; Samsun Kaffed Gençliği, Reyhanlı Çerkes Derneği ve “Sosyalist Çerkesler”, emek ve kimlik bilincini bütünlüklü ele alan onurlu duruşu 1 Mayıs alanlarına taşıdılar.
Çerkes kimlikleriyle emek alanlarına giren tüm öznelerle ortak paydamız; bugüne kadar egemenlerin/devletin aklıyla halklarımızı oyalayan, mücadeleyi hantallaştıran ve kitleleri muhafazakar-milliyetçi-neoliberal çizgiye çekmeye çalışan zihniyete karşı emek ve kimlik bilincinin hayatı kuşatmasını hedefleyen ciddi bir alternatifin önemli bir ihtiyaç olduğuydu.
DÇH-Ankara Temsilciliği Ankara’da, DÇH-İstanbul Temsilciliği ise Sakarya’da oluşturulan DÇH kortejine katıldı. Taksim alanı ile ilgili tartışmalar başlamadan çok önce alınan bu kararın temelinde, ilk kez alana çıkacak olan DÇH-Sakarya ile dayanışma ihtiyacı ağırlıklı nedendi. Her ne kadar 1 Mayıs’ın ülkenin öncelikli gündemlerinden ve bu önemli günün içeriğinden soyutlayarak İstanbul özelinde “alan tartışması”na indirgenmesi ciddi bir handikap olmakla birlikte, Taksim alanının çok ağır bedeller ödenerek “1 Mayıs Alanı” olması, kazanılmış ve vazgeçilemez bir haktır. Özgül koşullarımız gereği farklı illerde alana çıkmış olmamız, emek ve demokrasi cephesinin bir parçası olan DÇH’nin bu vazgeçilmezlik bilincine gölge düşüremez.
Ankara 1 Mayıs alanında kürsüden tüm alana dinletilen Çerkes müzikleri eşliğinde ceug(Çerkes dansları-düğün) yaparak, Tertip Komitesi tarafından yönlendirilen ortak sloganlara katılarak, onlarca Adige, Abhaz, Çeçen, Oset bayraklarıyla, dövizlerle ve Çerkesçe pankartla yer aldık. Örgütlü olarak bir yapının birden fazla birimde alana çıkması bir ilk olmasına rağmen, ciddi sayıda katılım diğer kardeş halklarda mutlu ve dostça bir şaşkınlığa neden olmuş, bizler açısından da nicelik ve nitelik anlamında geleceğe dair umudumuzu artırıcı etkisi olmuştur.
Aynı durum Sakarya ve Burhaniye açısından da geçerlidir. Çerkes halkının emek ve kimlik bilinci ile hareket eden öznelerinin, güçlünün değil haklının yanında olduğu, tarihsel ve güncel meselelerimizin tüm insanlığın katılımıyla/dayanışmasıyla çözüme ulaştırılacağı bir kez daha görülmüştür.
Ayrıca Burhaniye’de ortak pankarta Çerkesçe “Yaşasın 1 Mayıs” yazdırılması talebimizin hayata geçirilmesi, bundan sonraki yıllarda tüm 1 Mayıs alanlarındaki dönüşüme kapı aralamıştır.
1 Mayıs’ın Nedenleri Kadar Sonuçlarını da Doğru Okumalıyız..
1 Mayıs günü yaşananların ötesinde bu gündem üzerinden birkaç konuya değinmek istiyoruz.
Birincisi.. “Siyasetsizliğin siyaseti” gibi hileli bir yaklaşım üzerinden halklarımızı sistem içi argümanlara ve koridorlara hapsedenlerin, konformizmin ve edilgenliğin girdabına sürüklemeye çalışanların yanıldıkları bir kez daha görülmüştür. Halklarımızı küresel odaklara ve iktidara yedeklemeye çalışanlara, milliyetçi ve neoliberal çıkmazlara sürükleyenlere, işadamlarına/ünlülere ödül vererek popülizmin ve pragmatizmin harcını örmek için sıraya girenlere, kişisel hesaplarıyla halkın ihtiyaçlarını eşitlemeye çalışanlara çıtını çıkarmayanlar sıra emekten yana Çerkeslere gelince “Siyaset yapmayın, ideolojik olmayın, Çerkeslik yapın” türü yaklaşımlarla bir anda “Çerkeslik dersi” vermeye kalkmaları, en iyi ihtimalle ya halklarımızın direngen tarihini unutmuş olduklarından ya da sistemle uzlaşır olma hallerinin getirdiği rahatlıklarının bozulması ihtimalinin kendilerini kaygılandırıyor olmasındandır. Kötü ihtimalleri düşünmek veya sıralamak dahi istemeyiz!..
İkincisi.. Taksim alanına girmek isteyenlere yönelik devletin uyguladığı akıl almaz şiddet, egemenlerin ve onların “ileri demokrasi”yi dilinden düşürmeyen hükümetinin 1 Mayıs algısını özetlemekle birlikte, önümüzdeki dönem toplumsal muhalefete dönük operasyonların bir provası olduğunun ipuçlarını da vermektedir. Her ne kadar perdelenmeye, dikkatlerden kaçırılmaya çalışılıyor olsa da; gerek dünya genelinde sistemsel krizin gerekse ülke özelinde ekonomik-siyasi-yönetememe krizinin kaçınılmazlığı karşısında toplumsal muhalefeti bir blok halinde harekete geçirecek muhalif öznelerin egemenler tarafından şimdiden etkisizleştirilmesi ihtiyacı, bu pervasız saldırıların temelinde yatan nedendir. 1 Mayıs’tan aylar önce sendikalara, demokratik kitle örgütlerine, öğrencilere yönelik sindirme ve itibarsızlaştırma operasyonlarının, eğitim ve yargı alanındaki manevraların dönüm noktası, Taksim odaklı 1 Mayıs günüdür. Bu aşamada, emek ve demokrasi güçleri egemenlerin dönüm noktalarına karşı kendi dönüm noktalarını yaratacaktır!..
 
Ankara’da, Sakarya’da, Burhaniye’de, İstanbul’da, Samsun’da, Antakya’da ve ülkenin dört bir yanında genel meselelere duyarlılığın ifadesi olduğu kadar kendi özel durumunu da alanlara taşıyan tüm kardeşlerimizi ve tüm Dünya emekçilerini sevgiyle ve saygıyla selamlıyoruz.
 
Yoksullar ve Yoksunlar İçin
DEMOKRATİK ÇERKES HAREKETİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

KİMLİĞİNİZ

Mayıs 3, 2013 yazan Konuk, 7 yıl 14 hafta ago
Comment: 716

Varlığınıza YENİ ilgi duyuyor olduğum için BAĞIŞLAYIN...Merak ediyorum;1 Mayıs ta TANDOĞAN'ı tercih etmiş olsaydınız KİMLİĞİNİZ RET'Mİ EDİLECEKTİ ?

Sn Konuğumuz, doğru ve

Mayıs 5, 2013 yazan DÇH-İletişim, 7 yıl 13 hafta ago
Comment: 724

Sn Konuğumuz, doğru ve yerinde bir soru sormuşsunuz. Ancak bize göre bu sorunun en doğru adresi Tandoğan'ı tercih eden ve daha çok "ulusalcı-milliyetçi" cephede tanımlanan öznelerdir.

Ama bizlere "Neden Sıhhıye?" diye sormuş olsaydınız, yanıtımız oldukça yalın olurdu: Çünkü, o alanda olan sendikalar ve demokratik kitle örgütleri emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin gerek tarihsel gerekse güncel anlamda gerçek sahipleridir. Bizler, geçmişten bugüne 1 Mayıs'ın meşruiyet kazanmasına, resmi bayram olarak tanımlanmasına ağır bedeller ödeyerek neden olan öznelerin olduğu alanlarda olmayı daha adil bulmaktayız.

İlginiz için teşekkür ederiz. Esen kalın.

DÇH-İletişim Birimi

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes