Ana içeriğe git

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

21 MAYIS ve SOÇİ Gündemi, Aklanma Alanı Değildir!..

İstikrarlı Olmak ve Omurgalı Duruş!.. 
Çerkes sürgün ve soykırımının yıldönümü olan 21 Mayıs günü ve 2014 Soçi Olimpiyatları kapsamında öngörülen eylemliliklerin önemi kadar, belleklerimizi tazeleyerek yaşanan ilkesizlikleri halklarımızla birlikte aşmak, toplumsal mücadelenin geleceği açısından önemlidir.
Bilindiği gibi; farklı tonlarda neoliberal gruplar sürekli olarak halklarımız arasında husumetler oluşturabilecek adımlar atmışlar, halklarımızı küresel odaklara ve Gürcistan/Türkiye/İsrail hükümetleri gibi bölgesel aktörlere yedeklemeye çalışmışlardır. Diğer taraftan da; hedefledikleri kişi ve grupları itibarsızlaştırma, halk nezdinde saygınlıklarını azaltma ve toplumsal enerjiyi polemik girdaplarında sönümlendirme faaliyetlerini sinsice ve sistematik bir şekilde yaptılar.
“Rusya karşıtlığını” AB/ABD politikalarıyla eşitleyerek halklarımızın özgücünü hiçe saymışlardır. Paul Henze, Glen Howard, Paul Goble, Brian Williams gibi maaşlı/maaşsız ajan-provakatörlerle birlikte emperyalizmin kol kanat gerdiği faaliyetleri organize edenler, en az “Rusyasevicilik” kadar Çerkes diasporasına dejenerasyon tohumları ekilme tarihinin en yalın özetidir.
Halkların üzerinde tepinen, ‘pazar-piyasa-çıkar’ ilişkisinin ideolojik anlamda merkezinde yer alan milliyetçi ve yarı tarikatçı-yarı liberal öznelerin, CIA’nın paravan kuruluşlarından Jamestown Vakfı v.b. ile kurdukları ilişki ortadadır. Hatta, Türkiye, Ortadoğu ve Latin Amerika halklarının nice darbe ve kanlı operasyondan ezbere bildiği profesyonel ajanları “panelist, öğretim üyesi, aktivist” gibi gösterecek kadar halkın zekasıyla dalga geçmekte ve sübvansiyonlu özgüvenleri nedeniyle tüm bu ilişkilerini artık gizleme gereği bile duymamaktadırlar. Bu sahte cesaretleri, önlerine serilen siyasi ve ekonomik fonlardan, kendilerini “dokunulmaz” görme yanılgılarından kaynaklıdır.
Halkı “aptal yerine koyma” alışkanlığındaki bir siyasal kültürün izdüşümü olan bu özneler bir süredir “politika yapma” adına egemen realiteleri mutlaklaştırarak, emperyalist güçlerle ve iktidarla girilen/girilecek ilişkinin siyasal ve ahlaki temellerini hazırladılar. Kimi zaman kendi aralarında anlaşmazlığa düşseler de, Çerkes halkını kanlı bir paylaşım savaşının kurşun askerlerine dönüştürme “fırsatı”nı kollayan figüranların birbirleriyle olan anlaşmazlığı 'rol ve alan kapma' kavgasındandır. 
Emperyalist Ayrıştırma Senaryosunun Figüranları, Halkları Birleştiremez!..
21 Mayıs Günü alana çıkma arayışlarını ve Soçi Olimpiyatlarına dair gündemi dikkatle takip etmekteyiz.. Görünen o ki; yakın geçmişte sayısız sekterliğe imza atan kimi özneler, sanki hiçbir şey olmamış gibi halklarımızı 21 Mayıs günü ve Soçi Olimpiyatları konusunda “birlik ve beraberliğe” davet etmekteler. Daha dün birbirine küfredenler, varlıklarını birbirinin yok edilmesine bağlayanlar, kurumları yıpratarak kendilerine yol açmaya çalışanlar, şimdilerde birlikte yürümenin yollarını aramaktalar. Tek başlarına rağbet görmeyenler, birbirlerine yaslanarak kendilerine alan açma derdine düşmüşlerdir. Bırakın politik yapıları, sıradan insanlara bile bunca genişlik fazla gelir. Hak ve özgürlükler mücadelesi bu kadar rahatlığı kaldırmaz. Dolayısı ile; halklarımızın hafızasıyla ve aklıyla dalga geçmek yerine, öncelikle halklarımıza özeleştiri vermeleri ve özür dilemeleri gerekmekteydi. Fakat, küresel güçlere/paravan kuruluşlara/iktidara çanak tutmaktan vazgeçmediler. Kendiliklerinden vazgeçeceğe de benzemiyorlar!..
Emperyalizmle ve paravan yapılanmalarla bağlarını tümüyle koparmamış hiçbir halk özgürleşemez.. En azından 21 Mayıs ve Olimpiyatlar özelinde birlik olunmasına dair halklarımızın özlemini elbette biliyoruz ve önemsiyoruz. Fakat; tutarlılıktan ve dik duruştan nasibini almamış bir “birlik”, bizler için birlik değildir. Eğilip bükülenlerle, kendi menfaatleri için halkı pazarlık konusu yapanlarla asla yan yana durmayız. Küçük hesapların içinde olmayız, olunmamalıdır da. Tükeniş zemininden türeyen öznelerin mücadele alanlarına sızmasına izin verilmemeli, alanlara birkaç kişi fazla çıkabilmek uğruna ilkeli duruştan ödün verilmemelidir. Kendilerini kullandırarak onlara alan açanların da en az onlar kadar olacaklarda payı vardır.
Elbette her kişi ve kurum, sonuçlarını göze aldığı sürece “kimlerle ne yapacağı”nı tercih etmek gibi bir hakka sahiptir. Ancak, bu tercihlere yönelik tepkilerin de demokratik bir hak veya dostça bir uyarı olduğunun bilinmesi gerekir.
Yukarıda bahsi geçen tespitler nedeniyle; tarihine, bugününe ve geleceğine özel önem verdiğimiz Ankara Çerkes Derneği’nin Soçi Olimpiyatları ile ilgili 5 Mayıs günü yapmayı planladığı paneli tekrar gözden geçirmesini öneriyoruz.
Her ne kadar Kaffed “meydanı boş bırakmama, olası durumlara karşı kurumu savunma” v.b. nedenlerle zorunluluktan ve bir nevi “gözlemci” olarak yer alıyor olsa da, kendi tabanından ve halklarımızın neredeyse bütününden gelecek ciddi bir tepkinin 21 Mayıs eylemliliklerine olumsuz yansımasından kaygılıyız. Kaffed'in bu ilkesiz çemberde yer alması sorunlu bir durumdur.
Mevcut koşullar ve halklarımızın öncelikli ihtiyaçları gereği, her zamankinden daha omurgalı, daha ilkeli, daha tutarlı olmak, ölçülü ve istikrarlı bir duruş etrafında TEK SES TEK YÜREK olmak durumundayız.
Bilinmelidir ki; DÇH, sürgün ve soykırım döneminde Rus Çarlığı tarafından katledilen Çerkeslerin mezarları üzerinde sanki hiçbir şey olmamış gibi, sanki sürgünü ve soykırımı tanımış, telafisi yönünde adımlar atmış gibi Rusya Federasyonu’nun bu çerçevede Olimpiyat düzenlemesine karşıdır. Ancak bu karşıtlık, halklarımızın tarihsel acıları istismar edilerek Amerikancı(veya Rusçu) projelerin bir payandası olmaya dönüştüğü takdirde, bu gidişata rezerv koymaktayız. Her kişi ve kurumun da bu rezervi hesaba katarak, sonradan telafisi mümkün olmayan işlere imza atılmamasını beklemekteyiz.
 
Bahsi geçen gidişata ve özel gündemlere dair zorunluluktan dolayı yaptığımız bu açıklamayı halklarımızın ve demokratik kamuoyunun bilgilerine sunarız.
Yoksullar ve Yoksunlar İçin
DEMOKRATİK ÇERKES HAREKETİ
 
* Ankara Çerkes Derneği’nin Panel Duyuru Linki
İŞTE KAFKASYA'DA "AMERİKAN BAHARI"NIN ADAMLARI/ADIMLARI:
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğraflardaki Ünlüler: Brian Williams(İlk fotoğrafta panelist, ikinci fotoğrafta ortadaki eli silahlı mücahid!), Paul Henze(12 Eylül darbesini "Bizim çocuklar başardı" şekilinde o ünlü cümlesiyle ABD başkanına bildiren ve son dönemlerinde Kafkasya'ya 'özgürlük ve demokrasi' götürme işine el atan kişi), Walter Richmond(Son fotoğrafta en sağda uzun sakallı ve diğer bahsi geçen kişilerle sürekli beraber olan Kafkasya/Çerkes sevdalısı(!) şahıs)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes