Ana içeriğe git

24 Haziran’ı Doğru Okumakla ve ‘Yakışanı Yapmakla’ Mükellefiz!Devam oku     DÇH 21 MAYIS METNİDevam oku     1 MAYIS’tan 24 Haziran'a Emeğin Yolundayız!Devam oku     Türkiye Çerkesleri Particiliğe, Yancılığa HAYIR Diyor!Devam oku     Kaffed'den Tetikçi Fuat Uğur'a İlişkin AçıklamaDevam oku     “Türkiye gider Mersine, eller gider tersine”: Akkuyu/Sinop… Devam oku     Kastelli’den ‘Dombili’ye: ‘Bizim Çiftlik’ Devam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     Panel: Değişen Rolü ile KadınDevam oku     SÜRGÜNLERİN ULUSU-Serdar Eren Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora

Kullanıcı girişi

Soçi’de de Çözüm; Dayanışma ve Mücadelede!..

Olimpiyatlar barış ve kardeşlik ruhunu yitireli çok oldu. Sermayenin küresel gelişimiyle birlikte ruhunu şeytana tümüyle teslim etti.  Uluslar arası kapitalizmin hegemonyasına hizmet etmekten başka bir işlevi olmayan olimpiyatlardan “barış ve kardeşlik ruhu” çıkarmaya çalışmak boşa kürek çekmekten öte halkları kendi sorunlarından ve gerçekliklerinden uzaklaştırmaktır. 
Yolumuzun, yöntemlerimizin ve beklenti eşiğimizin nesnel gerçekliği olmalı.. 
On milyarlarca dolarlık bütçelerin oluşturulduğu, dünya devi şirketlerle milyarlarca dolarlık sponsorluk anlaşmalarının yapıldığı bir organizasyondan halkların tarihlerine saygı, çevreye ve kültürel mirasa duyarlılık beklemek, gerçekçi bir beklenti olmasa gerek. Gerçekçi olan, mücadele ile kazanmaktır.
Meselelerimiz, küresel akılla uyumlu yol ve yöntemlere terkedilemez.. 2014 Soçi Kış Olimpiyatları için yürütülen kampanyalar bu ticari hesapların soğuk sularında boğulup gittiler. Soğuk savaş dönemindeki gibi bir atmosfer olsaydı başarılı olma şansları olabilirdi.
Bu kampanyaları yürütenlerin politikaları egemenlerin politikalarına eklentik olduğundan, onlar bir şey yapmadığında, bunları da tümüyle hareketsiz ve çaresiz noktaya sürüklemiştir. Aynı sonuç soykırım ve sürgün kampanyaları için de geçerli bir durumdur. Çerkes soykırımını tanınması için geçmişi hiç de temiz olmayan devletlerden ve hükümetlerden medet umuyorsunuz. Başkasının soykırımından ve katliamından sorumlu bir devlet ya da hükümetten size yapılan soykırımı tanımasını nasıl beklersiniz. Bu katiliyle işbirliği yapmaktan başka bir şey değildir. Bu nedenle, "Her türden emperyalizme ve her coğrafyadaki egemenlere bütünüyle karşı olmak, güvenilir mücadelenin ön koşuludur" demekteyiz.
Ekonomi-Politik Bilinç, Oyalayıcı Yollardan Uzak Tutar
Ne Soçi ne soykırım egemenlerin kırıntı halindeki vicdanlarıyla çözülebilecek bir sorun değildir, bunlar emekçi halkların ortak dayanışması ve mücadelesiyle aşılabilecek sorunlardır. Bu; sabırlı, uzun soluklu ve kararlı mücadele demektir. Çerkes halkı anavatanda tarihsel haklarını kazanmak ve diasporada güncel sorunlarını çözüme kavuşturmak için demokratik mücadelede yerini almak ve kardeş emekçi halklarla bağlarını geliştirmek zorundadır. Egemenlerin yazdığı senaryoları, enerjiyi sönümlendiren fasit daireyi aşmak durumundadır. Tam da bu nedenle, “Emek-Kimlik mücadelesi bütünlüklüdür” demekteyiz.
Ülke ve Dünya gerçekliklerinden ve gerekliklerinden soyutlanmış bir yol haritası nafile çabadır. Meselelerin temeli ekonomi-politik ise, çözüm yollarımız da ekonomi-politik çerçevede olmalıdır.
Bilinç, dayanışma ve mücadele yolunu açık tutalım !
Murat Bingöl
16/01/2014
 
 
 
 
 
 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes