Ana içeriğe git

Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Soçi Olimpiyatları'nın Dört Sacayağı ve Tek Yol!..

Olimpiyatlara Bütünlüklü Bakış İhtiyacı
Rusya’nın pervasızlığıyla birlikte, uluslar arası güç odaklarının çekişme alanı bu kez "Soçi Olimpiyatları" ile somutlanmakta ve tarihsel rekabeti olan küresel güçlerde karşımıza çıkmaktadır.
Dünya ölçeğinde egemenlik ilişkilerini ve aktörlerini dikkatle gözden geçirerek Soçi sürecine bütünlüklü baktığımızda; veri alınabilecek 4 sacayağı ilk bakışta göze çarpmaktadır.
Birinci sacayağı; neo-liberal talanın ve kapitalist rekabetin Soçi’de somutlanmasıdır.. Mevcut sistemden soyutlayarak Soçi’yi doğru okuyamayız. Elbette Soçi süreci sadece “Olimpiyat” değildir. Soçi artık, bölgenin tüm yeraltı ve yerüstü kaynaklarını semiren, üretim araçlarını en vahşi haliyle elinde tutan Rusya Oligarşisinin yeni bir talan alanıdır. Soçi, 1990’larda sosyalizmden kopuşunu her adımıyla pekiştiren Rusya’nın kapitalistleşme sürecinin bugünkü aşamasıdır ve en çıplak yüzüdür. Dolayısıyla, anti-kapitalist olmadan ve her türden emperyalizme karşı olmadan ‘Soçi süreci’ne karşı olunamaz.
Bilinir ki; toplumsal hareketlerin temelinde ekonomi-politik bir karşılık olmadığında; ah vah etmeler, romantik iç çekmeler, cılız ve tabansız karşı çıkışlar öne çıkar.
Rusya’nın ekonomik, idari, siyasi, kültürel tüm alt ve üst yapı kurumlarıyla yaklaştığı ve kapitalistleşme sürecine paralel olarak ortaya serdiği Soçi sürecine salt tarihi veya kültürel argümanlarla karşı durmak meseleye bütünlük bakmaktan uzaktır. Ayrıca, kapitalizmin sınırlarına ve kavramlarına yaslanarak kapitalizmin arızalarını tamir etmenin anlamsızlığını da apaçık ortadadır!..
İkinci sacayağı; bölgedeki Çerkes tarihini ve halk gerçekliğini yok sayan ölçüsüzlüktür.. Gerçekleri perdeleyerek yol alan alışkanlıklar bu kez; Rus Çarlığı'nın mirasçısı olmasına rağmen sürgün ve soykırımın telafisi yönünde hiçbir adım atmayan, üstelik Çerkes mezarları üzerinde "Olimpiyat" düzenleyen günümüzün Rusyası'nda karşımıza çıkmaktadır. Bundan 150 yıl önce toprakları işgal edilen, soykırıma ve sürgüne maruz kalan Çerkes halk gerçekliği yok sayılmaktadır. 
Soçi, Çerkesya’nın başkentiydi. Yüz binlerce Çerkes’in toplama kamplarında bekletildiği, büyük bölümünün öldüğü, sürgüne yollandığı ana limandı. Ama Çerkesler, intikam değil adalet istiyor!..
Üçüncü sacayağı; Soçi Olimpiyatları’nı kullanan diğer küresel aktörlerdir.. ABD ve AB gibi küresel aktörler Kafkasya’da kendilerine koridor açmak adına paravan kişi ve kurumlarla ‘Soçi süreci’ni kullanmaktadır. Rusya ile tarihsel hesaplaşmalarını sürdüren ABD gibi uluslararası aktörler ve kuyruk açısı olan bölgesel ülkeler, tıpkı ‘Çerkes soykırımını’, “Çeçen meselesi”ni kullandıkları gibi ‘Soçi süreci’ni de kendi mecralarına tahvil etmeye çalışıyorlar. Bu durum da; Soçi Olimpiyatları’nı tarihsel gerçeklerden soyutlayarak Rusya icazetli ele almak ne derece haksızsa, bu gündemi Kafkas Baharı”nın taşlarını örmek için kullanan diğer küresel aktörlerin istismarına açık tutmak da bir o kadar akıl dışıdır. Soçi üzerinden açığa çıkan “Rusya karşıtlığı”nı ABD’nin yol haritasıyla eşitleyen anlayış, ekonomi-politik öz itibariyle sorunludur. Zira Soçi süreci, küresel aktörlerin oyuncağı olmaktan kurtarılmalı ve paravan uzantıların tekelinden ivedilikle çıkarılmalıdır. Küresel aktörlerle özdeşleşen bu türden ilkesizliklerin bir parçası olmamak, -tam bağımsız- bir yol çizmek, Kafkasya’nın, diasporanın ve insanlığın geleceği açısından önemlidir.
Üçüncü sacayağından hareketle; “Rusya karşıtlığı”na stratejik olarak mesafeli duran Abhazya ile diğer Kafkas halklarını karşı karşıya getirebilecek söz ve eylemlerden uzak durulmalıdır.
Dördüncü sacayağı ise; geçmişte barışın ve kardeşliğin sembolü olarak görülen ‘olimpiyat ruhu’ ile çelişkilerdir.. Ekonomik ve siyasi anlamda rant alanı görülen bir bölgenin, ekolojik dengeleri ve doğal çevreyi alt üst ederek talan edilmesi, bölgenin tarihsel-kültürel dokusunun yok sayılması, gerçeklerin perdelenmesi, ‘‘olimpiyat ruhu’ ile uyumsuzluğun belirtileridir. Eğer ki Dünya, “Olimpiyat ruhu”nu yeniden kazanmak ve sürdürmek istiyorsa, vicdanını açığa çıkararak olimpiyatların bu haliyle yapılmasına karşı durmalı ve koşulsuzca bölge halklarının, doğal çevrenin, yani adaletin yanında olmalıdır.
Yukarıda belirtilen sacayaklarına eklemeler yapılabilir veya detaylandırılabilir. İyi de olur..
Halklarımızın ve Dünya halklarının ortak iradesi, çözümün adresidir. Meselenin neden-sonuç ilişkilerini doğru okumak, birbirinden farksız talancı aktörlerin ‘insansızlaştıran’ projelerini boşa çıkaracak üçüncü yolu açmak gerekiyor. Bu zor olandır. Ama imkansız değildir.
Sistemin koridorlarında çözüm arayarak kolay yolu seçenlerin, ara formüllere bel bağlayanların, emeğin ve kimliğin bütünlüklü yolunu artık görmelerini umut ediyorum.
Volkan Düzenli
04/12/2013 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes