Ana içeriğe git

Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 3 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Gezi Cephesi, Egemen Projeler ve BİZ OLMAK!

Ülkenin bugününe ve geleceğine dair tespit ve öngörüler içeren bir yazıdır. DÇH-İletişim Birimi
               Gezi Cephesi, Egemen Projeler ve BİZ OLMAK!
Gezi sürecinde ve devamında egemen güçlerin tüm engellemelerine rağmen, korktukları başlarına geldi. İşçisi memuru, işsizi öğrencisi, esnafı köylüsü, solcusu sosyal demokratı, Atatürkçüsü dindarı, Türk'ü Kürt'ü, Çerkes'i Laz'ı, gidişattan derdi olan kim varsa birleşti, bir cephe oluşturdu.
Daha önemlisi, bu cephe hayatın her alanında beklenilenin çok üstünde bir irade sergiledi. Geçmişten devraldığı politik bilinç ve birikimi güncelle birleştirdi, kolektif aklıyla ve mücadele ahlakıyla saygınlık kazandı. Egemen klikler, “baş edemediğini kendisine çevirme, kendisine benzetme” güdüsüyle; etkisizleştirme-kontrolü ele geçirme-kullanma operasyonları da yapmış olsa, politik öznelere hayal bile edemeyecekleri kadar bir dönüşüm potansiyeli ve devrimci dinamik yarattı Gezi direnişi.
Gezi süreci, emek kesimine moral ve güç verdi. En ileri eylem biçimlerini hayata geçiren Greif örneği, onlardan sadece biri. Öğrenciler, eşiği çoktan aştı. İşsizler, daha çok sorgular oldu işsizliğinin nedenlerini. Mücadeleyi bırakıp, sağa-sola savrulanlar, hayata döndü. Yok sayılan halklar, birleşik mücadelenin doğruluğunu ve önemini gördü. Yurttaşlar, yaşam kalitelerindeki düşüklüğün nedeninin yolsuzluk, hırsızlık, rant düzeneği olduğunu daha net gördü.
Ezilen halkların en temel dinamikleri, emek ve kimlik birleşti, egemenler için bu kabus gibi bir şey. Bu yüzden, başbakanından yancısına kadar korktukça saldırdılar, saldırdıkça yalan söylediler. Ülkenin tüm kaynaklarını iliğine kadar sömürenler, dipten gelen dalganın esintisini, sesini hissettiler. Ürperdiler..
Bunlardan ötürü; Hakim sınıflar için Gezi cephesini parçalamak hayat memat meselesi. Artık tüm projeleri, bu yaşamsal meseleleri üzerinden şekil alacak. Bu nedenle; süreci AKP’ye indirgemek, salt AKP ile sınırlamak, meseleleri “AKP’nin gidişi-kalışı” üzerine anlamaya çalışmak, AKP-Cemaat çatışmasını sistem üstü bir yüzeysellikle görmek tarihi bir yanılsamadır. Yani, egemenlerin planlarını iyi okumalı..
Egemenlerin Projeleri ve Gezi Cephesi.. “Ergenekon, Balyoz v.b.” bir anaforla içeri attıklarını şimdi boşuna bırakmadılar. Bırakılmalarını, sadece mücadelenin kazanımına bağlayanlar büyük oranda yanılıyorlar. Elbette, mücadele verenleri hafife almamalı ancak durum çok başka: Önümüzdeki dönem yeni partiler kurulacak; muhtemelen AKP, itibarsızlaşan Erdoğan ile birlikte zaman içerisinde eritilecek. Buna paralel yeni bir liberal-muhafazakar merkez-sağ parti kuracaklar. Sistem, yıllardır kullandığı Erdoğan’ı ve taifesini kenara atacak. Ulusalcı yanları törpüleyerek ve ulusalcı kanadı tasfiye ederek risksizleştirdiği-zayıflattığı CHP’yi bu partiyle uyumlu hale getirip, bir koalisyon kurdurabilirler. Bu duruma uyum sağlayamayan tüm ulusalcılar, içeriden yeni çıkan potansiyelin kurduğu partide birikebilir.
Böylece sistem, kendisini bir kez daha güncelleyerek; sistemden umudunu yitiren, sistem dışı çözümlere yönelen kitleleri sistem içi mecraya çekmiş olacak. Bu parti süreçleri ile birlikte, HDP ve İşçi Partisi’nn temel duyarlılıkları üzerinden Kürtlerle solcuları ve Kürtlerle ulusalcıları birbirine düşürüp, Gezi cephesini yarmaya çalışacaklar. Gezi cephesinin bileşenlerinin, kendilerini bir araya getiren nedenlerini unutmaları, birbirine düşme nedenlerini öne çıkarmaları sağlanacak.
Bu yüzden, HDP binaları, otobüsleri saldırıya uğruyor, tabelaları indiriliyor. Bu yüzden, HDP’nin kendisi dışında veya kendisini eleştiren herkese “Kemalist” tanımlaması yapması yaygın bir dil haline geliyor. 2010 referandumunda AKP’ye karşı çıkan herkesin liberaller ve liberal-solcular eliyle “Darbeci” olarak etiketlenmesini, AKP’ye ve sisteme dönük öfkeyi ve cepheyi önce fikri bulanıklık yaratarak nasıl da parçaladıklarını anımsayalım. İlk aşamada muhalifleri kendi toptancı dillerine ve kavramlarına hapsetmişler, sonra kendi ideolojik tahakküm düzlemini kurmuşlardı. Aynısını bu kez “bölücü” HDP ve “Kemalist sol” söylemleri üzerinden deneyeceklerdir. Stratejik savunma-stratejik denge-stratejik saldırı üçlemesinden kontra yararlanıyorlar.
Bu egemen süreçleri mutlaklaştırdığım sanılmasın. Tam tersine iddialarım var..
Bence bu sürecin mağlupları; “Emek kurtulsun sıra size de gelir” gibi kabaca bir söylem üzerinden kimlikleri önemsizleştirenler ve sadece kimliğini öne çıkararak kendisini emek mücadelesinden soyutlayanlar olacaktır. Emek ile kimliği birbirinin karşısına koyarak, çatıştırarak emekçi halkların gücünü, insan ihtiyaçlarını parçalamaya çalışan egemen aklı geri püskürtmeli.
Eğer, bu cephenin tüm bileşenleri olarak; kavrayıcı dili egemen kılar isek,
Yolumuza ışık tutan emek-kimlik bilincimizi ve toplumsal belleği taze tutar isek,
Ayrışmaları değil birleşmeleri öne çıkarır isek,
Hırsızlar ve katiller şebekesinin her hileye başvurabileceğini bir an bile unutmaz isek,
Şablonculuğu ve kolaycılığı değil, stratejik aklı ve dayanışmayı seçimlere/her yere yansıtır isek,
“AKP gitsin de kim gelirse gelsin” tuzağına düşmez isek,
İç savaş tacirlerinin sürecin içini boşaltan hilelerine kapılmaz isek,
Meşruiyet zeminine zarar verebilecek olgu ve durumlardan uzak durur isek,
Güvenilirliği ve saygınlığı çarçur etmez isek,
Hem kararlı hem de temkinli olmayı aynı anda becerir isek,
Hata yapmamızı bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakır isek,
Yani biz, hakkaten BİZ olur isek;
Bir emekçinin tornavidası, bir aydının ucu sivriltilmiş kalemi, bir Türk, bir Kürt gibi, bir Alevinin zülfikarı ve bir Çerkes kaması gibidir halkın hükmü bu saltanat düzeni için!..
Egemen projeleri ve öngörüleri hafife almayalım.. Ve sadece şunu soralım kendimize;
Yahu biz, hakkaten BİZ olur isek neler olur-neler olmaz?
Volkan Düzenli (12 Mart 2014)
 
ONLAR
VE GEZİ CEPHESİ
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes