Ana içeriğe git

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     21 MAYIS Soykırımdır, Sürgündür, Asimilasyondur!Devam oku     1 MAYIS’ta Emeğimizle ve Kimliğimizle Varız!Devam oku     KAFFED BAŞKANI YAŞAR ASLANKAYA’NIN AKP'YE TRANSFERİ HAKKINDA!Devam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Çerkes Toplumuna ve Demokratik Kamuoyuna Önemli Bilgilendirme!..

Toplumumuzu İçten İçe Eriten Kişi ve Kurgulara Sessiz Kalmayacağız!..
Abhazya/Kafkasya orjinli bir interaktif alanda sahte isimler kullanan şahıs ve arkasındaki ırkçı-şoven zihniyetin, farklı düşünen neredeyse tüm kişileri aşağılayıcı ifadelerinden sonra, bir arkadaşımızın tehdit edildiğini, farklı alanlarda iktidara yönelik eleştirilerinin çarpıtılıp, arkadaşımızın hedef gösterildiğini öğrenmiş bulunmaktayız..  
Bu örnekte de görüldü gibi; günümüzde, sanal alanların yarattığı nispi “rahatlık”la ölçüsüzlüğün, özensizliğin, lümpen kayıtsızlığın ve sahte cesaret gösterilerinin her geçen gün arttığını gözlemlemekteyiz. İletişim dilinin genel temayüllerine, siyasi terbiyeye ve Çerkes nezaketine aykırı örnekler bir ahtapot gibi her alanı sarmaktadır. Nefret ve kinle dolu ifadelerle sürekli başkalarına hakaret ederek kendini vareden, nerede duracağını kestiremeyen sorunlu eğilimlerin, sanal alanlarda kendilerini ulaşılamaz ve erişilemez zannetmeleri de bu durumu beslemektedir. Bu cüretkarlıklarının hangi merkezlerden güç alarak sivriltildiğini anlamak çok zor olmasa gerek. En ustaca yalanları birkaç doğru eşliğinde servis eden bu profesyonellere denk düşen tanımlar zamanla netleşecektir. Geçmişlerinde ateş üstünde yürüyerek bugünlere gelen dostlarımızın böyle durumlarda gözlemlerimize ve sezgilerimize olan güvenlerinden kaynaklı olarak tepkimizin odağını rahatlıkla anlayacaklarını düşünüyoruz. Halklarımızı ayrıştırmayı akılcılaştırmaya kadar varan tartışmaları aşmanın yolu, yoz kimliklerden arınmakla başlar.
Tam bağımsız, demokratik, özgür ve birleşik bir süreç oluşturmanın yolu, yozlaşmayla ve onu yaratan sistemle kararlı mücadeleden geçer.. Emperyal aktörlerin çeşitli düzeneklerle, polemiklerle, hakaret ve tehditlerle taraf olduğu bu konunun bilimsel bir düzlemde tartışılarak netleşmeye ihtiyacı var. Aslında yakın tarihimizden tek bir örnek bile bugünkü sürece ışık tutuyor.
   Nasıl ki geçmişte bir FSB projesi olarak “Adige-Abhaz kardeşliği” eksenli argumanlar girizgah yapılıp Kafkasya ve diasporada Çeçen özgürlük mücadelesi yalıtıldı ve yalnızlaştırıldı ise, bugün de Adige ve Abhazların arasına CIA’nın paravan kuruluşu olan Jamestown Vakfı’nın ve uluslar arası darbelerde etkin rol oynayan Paul Henze, Graham Fuller gibi CIA ajanlarının projeleri enjekte edilmekte, insanlarımız ve halklarımız arasına duvarlar örülmeye çalışılmaktadır. Her dönemde ve her coğrafyada olduğu gibi yine milliyetçi şoven akımlar emperyalistlerin akıl çelmelemeye dönük projelerinin akıncı birlikleridir. İstihbarat örgütlerinin reçeteleri kimi öznelerce “politika yapmak” olarak lanse edilmektedir. ABD maşası Gürcistan’ın, halklarımızın “sürgün ve soykırım” hassasiyeti ve talepleri üzerinden halklarımızı içten kuşatarak, Kafkasya’da ABD’ye koridor açmayı hedefleyen iflah olmaz emellerine yedeklenenler benzerleri gibi tarihin çöplüğüne atılmaya mahkumdur. Kuklaların özgürlüğü, sahiplerinin(ABD, Rusya v.b.) tuttuğu ipin uzunluğu kadardır. Halklarımız o ipleri kesecek birikime ve tecrübeye sahiptir. Tarihinden epeyce tecrübe edinmiş olan Çerkes toplumunun halklarımızın biriken enerjisini polemik labirentlerinde tüketmeyi hedefleyen bu yoz gidişata ve bu sinsice örülen emperyal senaryolara gereken tavrı göstereceğinden kuşkumuz yoktur. Bu ortak tavra hayatın her alanında, kendimize yakışan şekliyle katkı sunacağız. Kasıtlı yaratılan bu kirli havaya polemik girdaplarının bir parçası olarak değil, kolektif ve sürekliliği olan çalışmalarla yanıtlar vermeyi daha doğru buluyoruz.
   Bizler, halklarımızın öncelikleri, talepleri ve hedefleri yönünde ilerlerken, her türden emperyalist kültüre ve içeriden uzantılarına karşı cepheden konumlanırken ve sistemin uzantısı kişilerle enerji tüketilmesine de karşı net bir duruşumuz mevcutken, sahte isimlerle etrafa zehrini akıtan milliyetçi faşist kişi ve güruhlarla muhatap olmayız. Xabze’nin gereğini yapmaktayız. Fakat, bu küçücük örnekle başlayarak bir arkadaşımız ve dolayısıyla toplumumuzun temel değerleri tehdit ediliyorsa, durum değişir. Bu tür kişilere duracağı çizgi gösterilmez ise, her geçen gün klasik provokatör dilleriyle hadlerini aşacaklardır. Ayrıca, toplumumuzun örgütlenme ve birleşme talepleri yaygınlaştıkça, hemen hemen her grubun her alanda faaliyetleri arttıkça; tıpkı emperyal aktörlerin entrikaları gibi bu tür kimlikler de toplumumuza sızdırılarak, öncelikli gündemlerinden toplumumuzu uzaklaştırmaya çalışacak ve insanlarımızı birbirine düşürmeye çabasında olacaklardır. Bu nedenle, küçük örneklerin sineye çekildiğinde bir virüs gibi toplumumuzu kuşatacağını bilenler; her alanda meşru müdafa haklarını kullanmakta tereddüt etmezler.
   Her adım ve yöntemsel anlamda her tercih tüm toplumu bağlar ve tüm toplumu etkiler. Kişilere, olaylara ve meselelere sabırla yaklaşmamızın nedeni budur. Utanacak işler yapmamak gibi utandırmaktan da özellikle imtina ediyoruz; şimdilik lümpen kültürden gelen bu kişi(ler)in isimlerini halklarımıza teşhir etmeyeceğiz.
Tabi ki toptancı değiliz, bir grup içerisinde dioloğa açık iyiniyetli kimlikleri aynı sepetin içine koyamayız. Sahte isimlerle arkadaşımıza hakaret eden, tehdit eden kişinin bir grubun içinde olduğunu tespit ettik. İlgili arkadaşımızdan, oluşumumuzdan ve özellikle de toplumumuzdan özür dilenmesi sağlanmadığı sürece ilgili grupla ilişkilerimizi askıya alacağız. Buradan hareketle; söz konusu durum artık arkadaşımızı aşan bir durum olmasından dolayı kendisinin veya hiçbir arkadaşımızın söz konusu kişi veya kişilerle hiçbir polemiğe girmeyeceğini ve meselenin artık bizim meselemiz olduğunu beyan ediyoruz. Biz tehdit etmeyiz. Arkadaşımıza ve halklarımıza yönelik her türden saldırıyı savunmak varlık koşulumuzdur.
   Bu açıklamalarımız, genel duruşumuz etrafında toplanan yüzlerce Çerkes ve demokratik kamuoyundan dostlarımızın ortak iradesi ve beyanıdır. ‘Yoksullar ve Yoksunlar İçin’ yan yana gelen herhangi bir arkadaşımıza veya yoksul ve yoksun kapsamında olduğu için ezilen herhangi bir insanımıza yönelik bir saldırıyı tarafımıza yapılmış olarak değerlendireceğimizi tüm kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz.
 
‘Yoksullar ve Yoksunlar İçin’ Çerkesler ve Dostları
21 Şubat 2012
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes