Ana içeriğe git

Xabze Konulu Panel ve Kitap Tanıtım GalasıDevam oku     Kaffed Genel Kurulu ve İstişare Toplantısı YapıldıDevam oku     Kaffed Olağan Genel Kurulu ve İstişare ToplantısıDevam oku     Röportaj: Veli-Der İzmir Şube Başkanı’ndan Önemli AçıklamalarDevam oku     MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     Tsıba Efkan'ı Özlemle ve Saygıyla Selamlıyoruz!Devam oku     Saraylara da ‘Ödülcü Kapıkullarına’ da İhtiyacımız Yok!Devam oku     Hatalarıyla yüzleşen özgürleşir, toplum da dönüşür!Devam oku     10 EKİM ANKARA KATLİAMININ YILDÖNÜMÜ!Devam oku     ADIGEY CUMHURİYETİ'NİN 26. KURULUŞ YILDÖNÜMÜDevam oku     
 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas

Kullanıcı girişi

Kaf-Fed'in 3 Adımının Değerlendirmesi ve Birleşik Tavır!..

Tam Bağımsız, Demokratik ve Birleşik Duruş, Dayanışmayla Hayat Bulur!..
  Hayat gibi toplumsal ihtiyaçlar da, oluşumlar da sürekli olarak değişiyor, dönüşüyor. Burada önemli olan; bu değişimin hayatı kavraması ve nihayetinde halklarımız lehine bir seyir izlemesidir. 
Nasıl ki sistemi ve kurumları ödün vermeden eleştirdik, aynı şekilde hayatın gerçeklerini ve ihtiyaçlarını kavrayan, halklarımızın lehine iyiniyetli adımları da destekleriz. 
Bu doğrultuda; Kaf-Fed’in birbiriyle ilintili 3 ayrı adımını özelde kendi çevremizin, genelde de tüm kamuoyunun değerlendirmesine sunuyoruz:
Halk Toplantıları.. Kaf-Fed’in “halk toplantıları” çalışmasında, yoksul ve yoksunların görüş ve önerilerini açığa çıkarma imkanı yakalayabileceğini umut ediyor, nitelikli sonuçlara ulaşma anlamında her türden desteği vermek gerektiğini düşünüyoruz. Yerellerden başlamak üzre, üreten halklarımızın yöneten de olabilmesinin önünü açabilecek bu çalışmanın tarihimizdeki “halk meclisleri” gerçeğini yeniden hayata geçirme yanıyla da demokrasi güçlerine ciddi katkılar sunabileceğini düşünüyoruz.
Irkçı Yaklaşımlara Karşı Kolektif Tavır.. Çerkes orjinli bir oluşuma yönelik bir yazarın şoven yaklaşımına karşı Kaf-Fed’in aldığı tavrı geliştirici buluyoruz. Biz de, “hedef gösterme” içerikli ilgili yazıdan haberdar olur olmaz demokratik kamuoyunu bilgilendirerek bir tavır geliştirmiştik. “İlgili oluşumun görüşlerini veya pratiklerini beğensekte, beğenmesekte ırkçı bir saldırı söz konusu olduğunda yanlarında oluruz” eksenli bir yaklaşım aynı zamanda mevcut gruplar arasındaki genel temayülleri güncellemiş ve yan yana durmanın asgari sınırlarını da belirlemiştir. Bu kolektif çıktının ne gibi yararları olduğu zaman içerisinde daha net görülebilecektir.
21 Mayıs’ta Birleşik Tavır.. Kafkas-Rus savaşının sona eriş tarihi olarak kabul edilen 21 Mayıs Günü, insanlık tarihinin en büyük sürgün ve soykırımlarından birini yaşayan Kafkasya halklarının belleğini ve direniş algısını belirleyen en önemli gündür. 21 Mayıs, sızlanma veya dert yanma günü değil, direnme, ve dayanışma bilincini bileylediğimiz bir haykırma ve hesaplaşma günüdür.
21 Mayıs’a hazırlık sürecini yukarıdaki ilk 2 konu ile birleşik değerlendiriyoruz. Kaf-Fed’in “21 Mayıs’ta birlikte hareket edelim” çağrısı sonucu bir arkadaşımızın gözlemci olarak katıldığı ilk toplantının ardından oluşacak süreçlere paralel olarak kendi duruşumuzu ilerleyen zaman içerisinde kamuoyu ile paylaşacağız. İçerik ve yöntem itibarıyla ileri adımları içeren kararlar alınmasını umut ediyoruz.
Yukarıda vurguladığımız 3 konuyu ve farklı öznelerin benzer yaklaşımlarını toplamda ele alıyor ve bu gelişmeleri -toplumsal dönüşümün halklarımızın lehine evrilmesi- olarak karşılıyoruz.
Hayat dönüşüyor, ya içindesinizdir çemberin ya da dışında.. Bildiğiniz üzre; “kültür dernekleri” veya bu oluşumların çatı örgütleri ve belirli bir süre/ konu için kurulan “inisiyatif, girişim” v.b. konjonktürel yapılar, doğaları gereği siyasi mücadele için yetersiz kalırlar. Fakat, olduklarından fazla/az görünmeyip, sürece kavrayıcı yaklaşarak siyasi hareketlerin oluşması için uygun zemin yaratabilirler. Bu katkıları da oldukça önemlidir.
   Diğer yandan; toplumsal mücadeleye geçmişte ciddi emekleri olan, ama bir süredir “kırgınlık, hayalkırıklığı, yorgunluk, güvensizlik” v.b. nedenlerle bizce olmaları gereken yerin gerisinde duran eski dostlarımızın birikimi ile gençliğin enerjisinin harmanlanması, halklarımızın varoluş mücadelesinin ivedi ihtiyacıdır.
   Mücadelenin miladını kendimiz ile başlatamayız. Geçmişten bugüne sürgün ve soykırım gerçeğini unutturmayan tüm emektarlarımıza minnet ve teşekkür borcumuz var. Halklarımızın mücadele tarihine saygıyı esas alıp, yılların birikimini ve sorumluluğunu taşıyarak yürürken, görüşlerimizi ve katkılarımızı bu hedefler doğrultusunda oluşturmaya devam edeceğiz.
   Meselelerimizi görünür kılmaya dönük teorik ve pratik çalışmaları halklarımızın gündemine ilk taşıyanlardan oldukları için kimi olumsuzluklara maruz kalanlar şunu iyi bilirler ki; “aşırı temkinlilik” üzerinden bugün karşı çıktığınız bir durum, ilerleyen zamanda içinde olmanız gereken bir durum haline gelebilmektedir. Ve yıllar öncesinden savunduklarımızı yine tekrar ediyoruz: Özgürlük kıvılcımı önce kafamızın içinde başlar ve tarihinde nice bedeller barındıran özgürlük; sokaktadır, meydanlardadır.
Bilgilerinize,
 
‘Yoksullar ve Yoksunlar İçin’ Çerkesler ve Dostları
14 Mart 2012
 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes