Ana içeriğe git

24 Haziran’ı Doğru Okumakla ve ‘Yakışanı Yapmakla’ Mükellefiz!Devam oku     DÇH 21 MAYIS METNİDevam oku     1 MAYIS’tan 24 Haziran'a Emeğin Yolundayız!Devam oku     Türkiye Çerkesleri Particiliğe, Yancılığa HAYIR Diyor!Devam oku     Kaffed'den Tetikçi Fuat Uğur'a İlişkin AçıklamaDevam oku     “Türkiye gider Mersine, eller gider tersine”: Akkuyu/Sinop… Devam oku     Kastelli’den ‘Dombili’ye: ‘Bizim Çiftlik’ Devam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     Panel: Değişen Rolü ile KadınDevam oku     SÜRGÜNLERİN ULUSU-Serdar Eren Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora

Kullanıcı girişi

Eğitim Emekçilerinin Kararlılığını Saygıyla Selamlıyoruz!..

Toplum olarak kendimize özgü gündemlerle meşgulken, hayat hızla ilerliyor ve demokrasi mücadelesinde kimlerin samimi olup olmadığını ve kararlılığını sınıyor. Emeğiyle geçinen yoksullar ve kimliğinden yoksunlar, direniyor. Dişleriyle tırnaklarıyla kazanımlar sağlıyor. 

Ve bir süre sonra tüm bunlar unutuluyor; iktidarlara toz kondurmayan neo-liberaller bizlere "demokrasi ve özgürlük" dersi veriyor! Oysa ki bizler, kolay kolay unutmayanlara, vicdanı körelmeyenlere, direnerek kalıcı kazanımlar sağlanacağını bilenlere sesleniyoruz:
Bizlerden vergi, har(a)ç adı altında toplanan paralar, hak arayan her kesime olduğu gibi şimdi de yine öğretmenlerimize gaz, jop, panzer olarak geri dönüyor ve eğitim alanında yeni vurgunlara kapı aralanıyor. Diğer taraftan, demokratik temayüllerden bihaber olan bu iktidarın, anadillerin kamusal güvence altına alınması gibi meşru taleplerimizden ne kadar uzak olduğu bir kez daha görülebiliyor. Tüm bunlara sessiz kalamazdık!..
Yaşadığımız ülkenin ve dünyanın gerçeklerinden kendimizi yalıtamayız. “Kendimiz için hak isterken”, herkes için demokrasinin yanında olmak bir zarurettir bizler için. Her ne kadar halklarımızın kendisini yeniden varetme ve üretmesini temel alsakta, ezilen bütün halkların özgürlüğünü emeğin kurtuluşundan ve geleceğinden ayrı olarak düşünmez, hiyerarşik bir sıralama yapmaksızın aynı mesafede yaklaşırız.
Bizler, gerek Kafkasya halkları özelinde gerek ilgili konuda hak gasplarına ve faşizan kararlara karşı direnen, halkları ve çocuklarının geleceği için bedeller ödeyen yoksulların ve yoksunların yanındayız.
Emek kesiminin mücadele tarihi en gelişkin sendikalarından olan EĞİTİM-SEN’in kamuoyu ile paylaştığı konuyla ilgili aşağıdaki iki açıklamasını destekliyor, iktidarın pek çok araç kullanarak akıl çelmeleyen propaganda sağanağına maruz kalan halklarımızın gerçekleri öğrenmesine katkı sunmak için paylaşıma sunuyoruz.
 
‘Yoksullar ve Yoksunlar İçin’ Çerkesler ve Dostları

Kamu Emekçilerine Biber Gazı, Cop ve Tazyikli Su
29.03.2012
Demokrasi, 4-5 yılda bir seçimlerle işbaşına gelen hükümetlerin seçildikten sonra dilediği gibi hareket etmesi değildir. Demokrasi, oy çokluğuna dayanarak keyfiyet uygulamak değildir. Demokrasi, aynı zamanda halkın önemli kararların alınma süreçlerine çeşitli şekillerde katılmasıyla; seçilmiş hükümetlerin bu süreçlerde eleştiriye tahammül göstermesiyle; düşünce ve ifade özgürlüğünün, örgütlenme hakkının sınırlarıyla da ölçülür. AKP iktidarı bu tür ölçütlerden bihaber olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bir yandan kamu emekçilerinin sendikal örgütlenme ve grev ve toplu sözleşme hakkını fiilen yok edecek bir sendikalar yasasını, kamu emekçileri sendikalarının hiçbir önerisine, görüşüne başvurmadan ve eleştirisini dikkate almadan hazırlarken diğer yandan da eğitim sistemini tümüyle alt üst edecek bir düzenlemeyi yasalaştırmaya çalışan AKP, hiçbir muhalif sese tahammül edemiyor.
4+4+4 olarak bilinen İlköğretim ve Eğitim Kanunu ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikalarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na karşı tepkilerimizi demokratik-meşru bir biçimde ifade edebilmek için Ankara’da yapacağımız basın açıklamasına gelmek üzere illerden yola çıkan arkadaşlarımız güvenlik güçlerinin saldırılarıyla engellendi. Her türlü engeli aşarak Ankara’ya ulaşan arkadaşlarımızın tek bir noktada birleşmelerine mani olundu.
Tüm bu baskı ve engellemelere karşın, kararlı ve tavizsiz davranarak Kızılay’da GMK Bulvarında oturma eylemi gerçekleştirdik ve geceyi meydanda geçirdik. Amacımız hem kamu sendikaları yasası  ve hem de 4+4+4 olarak bilinen yasa önerisine ilişkin itirazlarımızı dile getirmekti. Her iki hususun da ülkemizin geleceği, toplumumuzun refahı ve emekçilerin hakları açısından yaşamsal önem taşıdığına inandığımız için kararlı tutumumuzdan taviz vermedik. Demokratik hakkımızı kullanarak hepimizin ortak geleceğini etkileyecek konulardaki karar alma süreçlerine müdahil olmaya çalıştık.
Ancak AKP iktidarı, demokratik hakların kullanılması konusundaki baskıcı tutumunu bir kez daha sergiledi. Bugün öğlenden sonra saat 15.30’da GMK bulvarındaki KESK’li ve Eğitim Sen’li emekçilere güvenlik güçleri biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. 
Şu anda edindiğimiz bilgilere göre biri ağır olmak üzere çok sayıda arkadaşımızın yaralandığı ve gözaltıların devam ettiği bu saldırıyı kınıyoruz. Yaralı arkadaşlarımızdan Eğitim Sen İstanbul 1 No'lu Şube üyesi Volkan Selam, kafasına gaz bombası gelmesinden dolayı beyin kanaması geçirmiş ve hastaneye kaldırılmıştır. Durumu halen ciddiyetini koruyan arkadaşımız hastanede müşaade altında tutulmaktadır. Ulaşabildiğimiz diğer yaralı arkadaşlarımızın isimleri ise şunlardır: İsmail Hakkı Tombul KESK Genel Sekreteri, Metin Vuranok Tarım Orkam Sen Genel Başkanı, Hasan Atikara Eğitim Sen Aydın Şubesi, Doğan Kaya Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube, Evrim Doğan Eğitim Sen İstanbul 1 No'lu Şube, Ömer Açık Eğitim Sen İstanbul 7 No'lu Şube.  
AKP iktidarına bir kez daha sesleniyoruz; demokratik hakların ve özgürlüklerin kullanılmasına karşılık vereceğiniz yanıt biber gazı, cop ve tazyikli su olduğu sürece, sizden önceki antidemokratik iktidarların akıbetinden kurtulmanız mümkün olmayacaktır. Tarih sizi de, hak taleplerine baskı ve şiddetle yanıt vermekten çekinmeyen, aldığı oylara güvenerek, toplumun kaderiyle dilediği gibi oynayabileceğini zanneden zorbalardan biri olarak lanetle anacaktır.  Kulaklarınız var, duyun, gözleriniz var, görün; toplumun çok büyük bir çoğunluğu, eğitim emekçileri, üniversiteler, toplum örgütleri, kadın hareketi, 4+4+4 diye sunduğunuz yasa önerisini kabul etmiyor. Ne bize sıktığınız biber gazınız, tazyikli suyunuz ve ne de coplarınız bu gerçeği değiştirmeye yaramaz.
Tüm Engellemelere Rağmen Çocuklarımızın ve Öğrencilerimizin Geleceğine Sahip Çıkmayı Sürdürüyoruz!
28.03.2012
4+4+4 olarak bilinen İlköğretim ve Eğitim Kanunu ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikalarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na karşı tepkilerimizi demokratik-meşru bir biçimde ifade edebilmek için Ankara’da yapacağımız basın açıklaması hukuk dışı bir biçimde engelleniyor. AKP en temel haklarımızı kullanmamızı dahi engelleyerek yasakçı ve tehditkar tutumundaki ısrarını sürdürüyor.
Dün gece saatlerinden başlayarak Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gitmeye çalışan emekçiler, çeşitli yöntemlerle engellenmiş ve polisin şiddetine maruz kalmıştır. İçişleri Bakanı’nın yayınladığı genelgeyle tüm illerde adeta olağanüstü hal koşulları yaratılmış, kamu emekçilerinin eylemleri polis ablukasına alınmıştır. Adana’da 90 arkadaşımız baskıyla, zorla gözaltına alınmış, İzmir, Aydın, Balıkesir, Manisa, Kocaeli, Bursa, Malatya, Batman, Urfa, Konya, Hatay, Zonguldak, Tokat illerinden arkadaşlarımızın çıkışları engellenmek istenmiştir. Ankara ve İzmir’de Eğitim Sen üyelerine sert müdahale yapılmasına rağmen, Ankara Kızılay’da Gazi Mustafa Kemal bulvarında kamu emekçilerinin kararlı bekleyişi sürmektedir.
Yaşanan bu gelişmeler, gerek çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren 4+4+4 kademeli eğitim düzenlemesi, gerekse sendikal alana yönelik önemli değişiklikler içeren düzenlemelerle ilgili olarak bugüne kadar yaptığımız itirazların gücünü göstermektedir. AKP’nin telaşı ve korkusunun nedeni, haklı mücadelemizin kamuoyunda yarattığı etkiden gelmektedir.
Keyfi kararlarla, genelgelerle sendikal hak ve özgürlüklerimizin engellenmesi, kent meydanlarının polis ablukasına alınması, AKP’nin nasıl baskıcı ve otoriter bir yönetim zihniyetine sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir. Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğini doğrudan ilgilendiren konularda yasal ve meşru haklarımızı kullanmamızın, söz söylememizin engellendiği koşullarda demokrasiden, insan haklarından bahsetmek mümkün değildir.
AKP’nin büyük baskı ve gözaltı düzenine karşı, onurlu ve kararlı duruşumuzdan bir an olsun vazgeçmeyeceğiz. İçişleri Bakanlığı’nın ve tüm valiliklerin açıkça suç işlemesine, baskı, yasak ve engellemelere rağmen meşru ve demokratik hakkımızı kullanmakta kararlıyız. “Durmak yok yola devam” diyerek, emek ve halk düşmanı yasa tasarılarıyla, baskı ve şiddetle tüm toplumu tahakkümü altına almak isteyenlere karşı “Yılmak yok mücadeleye devam” diyerek, geleceğimizin siyasi iktidarın siyasal ve ideolojik hırslarına kurban edilmesine izin vermeyeceğiz.
Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğinden kaygı duyan herkesi, anneleri, babaları, öğrencilerimizi, tüm eğitim ve bilim emekçilerin,, AKP’nin giderek artan zulmü ve baskıları karşısında omuz omuza vermeye ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
29 Mart 2012

 

 

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes