Ana içeriğe git

İktidarı Ürküten Kaftancıoğlu'ndan AçıklamaDevam oku     DÇH NEDİR? NEDEN VAR?-Gujan CeyhanDevam oku     İKKD Worşer/Kengeş toplantısının 2.si yapıldı..Devam oku     TMMOB İçmimarlar Odası Ankara Şube Seçimleri Devam oku     Üniversite biat etmezmiş! Külliyen yalan…-Murat SevinçDevam oku     2018'E DE BOYUN EĞMEDEN GİRİYORUZ!..Devam oku     Muhittin Ünal: “ZORUNLU BİR AÇIKLAMA”Devam oku     Kültür Tahribatına Dair Söyleyecek Sözümüz Var!-DÇH GençliğiDevam oku     Kem söz ve bir konuşma üzerine..-Adnan ÖzveriDevam oku     Biz neyiz? Ne değiliz?-Gujan CeyhanDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas

Kullanıcı girişi

Erdoğan, Kadın Sorununu da Fıtrata Bağladı!

Ekonomik ve siyasi kriz dönemlerinde halkı oyalayıcı tartışma ve gerilim alanları oluşturarak gerçek gündemi perdelemesiyle bilinen Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği'nin (KADEM) düzenlediği I. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, fıtratları farklı olan kadın ile erkeğin eşit tutulamayacağını söyledi.
Kadının dışlandığı, kadın bedeninin teşhir aracı olarak kullanıldığı, metalaştırıldığı bir sistemin temsilcisi olan Erdoğan, fıtratında cinsiyetçilik olduğunu bir kez daha gösterdi.
İstismar konularının başında kadın, AVM ve ibadet alanı inşaatları gelen Erdoğan’ın bu "fıtrat" kelimesini, iş cinayetleri ve kadın düşmanlığına bir “joker” gibi kullandığı görülüyor. Her durumu fıtrata bağlayıp sorumluluktan kaçan, kadınları bedeni üzerinden değerlendiren Erdoğan’ın son ifadeleri yine bir iktidar gerçeğini gözler önüne seriyor. Tüm benzerleri gibi Erdoğan’ın da; ülke gerçeklerini perdelemek için dinsel ve cinsel konuları kullanması, her köşeye sıkıştığında sorunlara istismar düzeyinde sarılması, muhafazakâr oyları etrafında firesiz toplamak içindir. Her siyasi ve ekonomik kriz döneminde ve her seçim öncesinde kadın kimliğini, başörtüsünü siyasi yatırım aracı olarak kullanarak milyonlarca yoksulun aklını çelmelemeye çalışmaktalar.
Erdoğan'la aynı yolu izleyen Bülent Arınç'ın geçtiğimiz Ağustos ayında, "Kadınların herkesin içinde yüksek sesle kahkaha atması iffetsizliktir" sözlerini hatırlayalım. Bu türden çıkışlarla; bir taraftan kemikleşmiş tabanlarını konsolide ederken, diğer taraftan gündemi çatışma ve gerilim potansiyeli taşıyan söylemlerle belirleyerek halkı ülke gerçeklerinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Başarıyorlar da..
Biz Çerkeslerin ise, “kadın” denilince ilk aklına “8 Mart Emekçi Kadınlar Günü”nün resmi tatil olduğu Abhazya geliyor. Kadının her alanda eşit ve özgür olduğu, saygınlığı en üst düzeyde yaşadığı 5 bin yıllık Çerkes kültürü, Erdoğan’ın sözlerinin bizlerin yaşam biçimiyle ne derece uzak olduğunu gösteriyor. Bu aşamada, Xabze’yi hatırlatmak yerinde olacaktır. Xabze, Çerkeslerin toplumsal yaşamına yön veren, kesin yaptırımları olan hayat yasaları, gelenek ve görenekleridir. Ölçülü ve özenli olmanınn temel dayanağı olan Xabze, çevremizde olanları çözümlememizi, nerede durmamız gerektiğini, ayıplanacak ve utandıracak bir iş yapmamayı sağlıyor. İşte Xabze'nin ayıpladıklarından sadece birkaçı:
“Kadınlarla tartışmak, onları üzmek.. Hangi milletten olursa olsun kadın ve çocukları düşman görmek.. Zorda kalan kadına yardım etmemek.. Kadınların ricasını yerine getirmemek, gelinine kötü davranmak.. Kendinden zayıf birine baskı uygulamak.. Bilmediğin konuda fikir yürütmek…” 
Meseleye kadın mücadelesinin tarihsel birikimi çerçevesinden de baktığımızda; kadın emeğini esas alan eşitlik ifadesi, “kadın-erkek aynı” anlamında değil, “haklardan ve imkânlardan eşit olarak yararlanma” olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen, her kavram gibi “eşitlik” gibi temel bir argümanın da içini boşaltan Erdoğan, "Kadınlara erkeklerin yaptığı her işi yaptıramazsınız, komünist rejimlerde olduğu gibi.  Eline ver kazmayı küreği çalışsın, olmaz böyle bir şey. Onun narin yapısına ters düşer" dedi. Bu çarpıtmaya yanıtı, Küba'daki kadın istihdamı verileri veriyor:
Küba'da sağlık emekçilerinin yüzde 69'u, eğitim emekçilerinin yüzde 80'i, avukat ve hâkimlerin üçte ikisi kadın. 614 üyeli parlamentonun yüzde 48,9’u kadın. Üniversite öğrencilerinin yüzde 80'i ve üniversite mezunlarının yüzde 68'i kadın. Tıp öğrencilerinin yüzde 81'i, sosyal bilim öğrencilerinin yüzde 72'si, doğa bilimleri ve matematik öğrencilerinin yüzde 46'sı kadın.
Anlaşılan o ki; Amerika’yı Müslümanların keşfettiğini söyleyen Erdoğan, kadın sorunu gibi “keşfedilen” yerler hakkında da yeterince bilgiye sahip değil.
DÇH-İletişim Birimi
(24.11.2014) 

Yorumlar

Bu türden çıkışlarla; bir

Kasım 25, 2014 yazan Konuk, 3 yıl 7 hafta ago
Comment: 5841

Bu türden çıkışlarla; bir taraftan kemikleşmiş tabanlarını konsolide ederken, diğer taraftan gündemi çatışma ve gerilim potansiyeli taşıyan söylemlerle belirleyerek halkı ülke gerçeklerinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Başarıyorlar da..
Kesinlikle doğru. Aydınlanmadan yana olanlar ancak bu oyunu bozar. Emeklerinize sağlık.

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes