Ana içeriğe git

İktidarı Ürküten Kaftancıoğlu'ndan AçıklamaDevam oku     DÇH NEDİR? NEDEN VAR?-Gujan CeyhanDevam oku     İKKD Worşer/Kengeş toplantısının 2.si yapıldı..Devam oku     TMMOB İçmimarlar Odası Ankara Şube Seçimleri Devam oku     Üniversite biat etmezmiş! Külliyen yalan…-Murat SevinçDevam oku     2018'E DE BOYUN EĞMEDEN GİRİYORUZ!..Devam oku     Muhittin Ünal: “ZORUNLU BİR AÇIKLAMA”Devam oku     Kültür Tahribatına Dair Söyleyecek Sözümüz Var!-DÇH GençliğiDevam oku     Kem söz ve bir konuşma üzerine..-Adnan ÖzveriDevam oku     Biz neyiz? Ne değiliz?-Gujan CeyhanDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas

Kullanıcı girişi

Kaffed Konferansı'nda Gençler Kürsüdeydi

Kaffed'in düzenlediği konferansta Guşan Apiş arkadaşımızın konuşma metnini yayımlıyoruz.
EMEĞİMİZLE ve KİMLİĞİMİZLE VARIZ!.. - Guşan Apiş
Bu konferansla, bizleri söz ve karar sürecine dahil eden Kaffed emektarlarına teşekkür ediyor, başta sayın büyüklerimiz olmak üzere tüm katılımcıları saygıyla selamlıyorum.
Sayın Katılımcılar, Dünya ve Türkiye insanı, Çerkeslerin tarihsel/güncel durumu ve beklentileri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı için; “bilinen kadarıyla” tanımlar yapmakta ve bu doğrultuda beklenti geliştirmektedir. Müsaadenizle ben konuşmamı bu çerçevede yapmak istiyorum.
Rus Çarlığının saldırılarına karşı yüzlerce yıl süren direnişten sonra soykırıma ve sürgüne maruz kalan biz Çerkesler; bundan 150 yıl önce dünyanın 50 farklı bölgesine, en çok Çerkes nüfusun yaşadığı Türkiye’de ise 900 yerleşim birimine dağıtılan, varlık-yokluk mücadelesi veren bir halkız.
Savaşçılığı ve sadakati ile bilinen biz Çerkesler; tarih boyunca egemenler tarafından “kullanışlı potansiyel” olarak görüldük. Günümüzde de; Rusya, ABD ve yerel iktidarlar, “Kendi Çerkesi”ni yaratma çabasındadır. Bu çekişmelerden çözüm damıtmaya çalışan bazı Çerkesler de buna yedeklenmişlerdir. Çerkes potansiyelini kimi iktidara, kimi sistem içi muhalefete, kimi Rusya’ya, kimi ABD’ye alttan alta iliştirmeye çalışıyor.
Bu noktada temel meselemiz, “Tercihlerimizi güç odakları mı yoksa halklarımızın ihtiyaçları mı belirliyor?” sorusunda düğümleniyor. Açmaya çalışayım.
Nasıl ki iktidarın baskı aygıtları güç ve çıkar gruplarının ihtiyaçları doğrultusunda şekilleniyor ise, toplumsal muhalefet de halkların ihtiyaçları doğrultusunda yön bulan bir sürecin ürünüdür. Pekâlâ, biz tercihimizi hangi yönde kullanıyoruz?
Elbette her halk gibi Çerkesler de toptancı değerlendirilmemeli, farklı eğilimlerimizin olduğu bilinmelidir. Ezici çoğunluğu emeğiyle geçinen Çerkeslerin içinde kimi gücün yanındadır, kimi haklının. Kimimiz yanaştığı gücü “kutsal” sayar, kimimiz işinden, sağlığından, özgürlüğünden olma pahasına mücadeleyi seçer. Kimimiz ABD’yi parlatır, kimimiz öldürülen 1 milyon Irak’lı ile ölürüz. Kimimiz Putin’e gönülden bağlıyız, kimimiz öldürülen 250 bin Çeçen’i biliriz. Kimimiz şeşhen-kaşhen-düğün üçlüsüne hapsederiz kendimizi, kimimiz hayata bütünlüklü bakarız.
Kimimiz “Sadece Çerkeslik yapalım” bahanesiyle “Dünya yansa umurunda olmayan” anlayışını perdelemeye çalışır, kimimiz Reyhanlı’da, Gezi’de, Roboski’de, Soma’da, Mecidiyeköy’de ölenle ölürüz. Kimimiz ayrışmayı güçlendirir, kimimiz birleşmeyi. Kimimiz Rusya’ya karşı “Kafkas Baharı”na yedeklenir, kimimiz ikisinin de figüranı olmaz.
Ancak; geleceğimize dair söz hakkı teslim olanların değil, insanlık ve Çerkeslik için direnenlerindir.
Bu aşamada, istismar merkezlerine yedeklenmemek bizler için toplumsal bir sınavdır.. Güçlü aktörlerden birini seçmek yerine, kendi öz gücümüze güvenmeliyiz. Bu zorlu süreci ancak kendimiz olmakla, kendi kurduğumuz örgütlülüklerimizle aşabiliriz.
Bu koşullarda toplumsal sorumluluk; aramızdaki farkları değil ortaklaşabilme potansiyelini öne çıkarmayı, birikimi heba etmemeyi gerektirir. Bir insanın da bir toplumun da kişiliği, kritik anlardaki tavrından anlaşılır. Gün o gündür.
Bizler, toplumsal gerçekliklerle daha sahici ilişkiler kurmalı, kolaycılığı seçmemeliyiz. Geleceğimizi tahakküm altına alan ve önceliklerimizden uzaklaştıran projelere karşı bir yol haritası belirlemeliyiz.
Çerkeslerin dünya gerçeklerine, Dünya’nın da Çerkes meselelerine daha yakınlaşması için; akademik çevrelerle, gazeteci-yazarlarla, sanatçılarla, demokratik kitle örgütleri ile ilkeli ilişkileri artırıp güçlendirmeliyiz.
Bizlerin; her şeyden önce düşüncede dağınık pratikte de etkisiz durumumuzun nedenlerini doğru algılayan, kendi öz gücüne güvenen, birlik ve dayanışmayı ören bir ortak harekete ihtiyacı var. Bizlerin; emeğin ve kimliğin birleşik mücadelesini merkeze alan dinamik öznelere ihtiyacı var.
Bu çalışmayı hazırlayarak ve katılarak bu salonda birleşik mücadelenin işaret fişeği olanları, Kaffed’i, Demokratik Çerkes Hareketi’ni, Thamadelerimizi ve tüm duyarlı kişi ve kurumları saygıyla selamlıyorum.
(14.12.2014)
NOT: Konuşma video link: https://www.facebook.com/video.php?v=610022032458822&set=vb.100003530917409&type=2&theater

Yorumlar

Salondaydım. Konuşmalarınız

Aralık 16, 2014 yazan Konuk, 3 yıl 5 hafta ago
Comment: 6385

Salondaydım. Konuşmalarınız salonun genelinde takdirle, övgüyle karşılandı. Konuşmacılarınızın gençlerden olması ve bir kadın bir erkek olması ayrı bir güzellik kattı. Konferansa her yönden Çerkesliğe ve düşüncelerinize uygun bir tarzla katkıda bulundunuz. Zevke dinledim. Yüreklerinize sağlık. Saygılar.

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes