Ana içeriğe git

İktidarı Ürküten Kaftancıoğlu'ndan AçıklamaDevam oku     DÇH NEDİR? NEDEN VAR?-Gujan CeyhanDevam oku     İKKD Worşer/Kengeş toplantısının 2.si yapıldı..Devam oku     TMMOB İçmimarlar Odası Ankara Şube Seçimleri Devam oku     Üniversite biat etmezmiş! Külliyen yalan…-Murat SevinçDevam oku     2018'E DE BOYUN EĞMEDEN GİRİYORUZ!..Devam oku     Muhittin Ünal: “ZORUNLU BİR AÇIKLAMA”Devam oku     Kültür Tahribatına Dair Söyleyecek Sözümüz Var!-DÇH GençliğiDevam oku     Kem söz ve bir konuşma üzerine..-Adnan ÖzveriDevam oku     Biz neyiz? Ne değiliz?-Gujan CeyhanDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas

Kullanıcı girişi

"Özgecan..." ve Toplumsal Ödevler-Bahar Erdoğan

İlkel, bayağı ve çapsız adamların egemen olduğu veya düşünür diye piyasaya sürüldüğü bir ülke gerçeğinin trajik sonuçlarından biriyle daha karşı karşıyayız.
Bu vahim durumu, devletin vatandaşlarına karşı güvenlik, barınma, eğitim vb. görev ve sorumluluklarından, bizleri bugünlere taşıyan söz ve davranışlardan soyutlayarak değerlendiremeyiz.
Özgecan gibi vahşice katledilen yüzlerce çocuk, genç ve onların aileleri bir vatandaş olarak;
devletin kurallarına uydular mı? Askere gittiler mi?
Seçme seçilme haklarını devletin-toplumun devamlılığı için kullandılar mı?
Diğer vatandaşların hak ve özgürlüklerine saygılı oldular mı?
Halkın barışını istediler mi?
Evet. Yani onlar devlete karşı görevlerini yerine getiren vatandaştılar.
Devlet olarak ise;
kişinin temel hak ve hürriyetlerini güvence altına almak,
kişi dokunulmazlığı, ailenin korunması,
şiddetin önlenmesi, eğitim hakkı,
özel hayatın gizliliği gibi kısacası vatandaşın insanca yaşama hakkını sağlamak için Anayasa’nın 5. maddesi de yasalaştı mı? Evet.
Ki, vatandaşlarımız devletin anayasa ile verdiği bu güvencelere sahip olabilmek için, kazançları ölçüsünde vergilerini de ödediler bu devlete. Yeterli kazançları olmasa bile elektrik, su, eğitim, sağlık faturalarını ve daha nice ek faturalar ödediler.
Vatandaştan paralar alınıp en asgari can güvenliği bile sağlanamıyorsa, bu ülkede ya devlet yok ya da devlet devlet olma sorumluluğunu vatandaşına karşı yerine getirmiyor. Hemen bugün, Özgecanların güvenliğini sağlayamayan bir devletin " Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı" istifa ettirilmelidir.
Hukuki yaptırımlar azami seviye çekilmelidir. Kolluk güçlerinin vatandaşa olan görevlerini yerine getirmeleri için yaptırımlara gidilmelidir. Tıpkı vatandaşın görevini yapamadığında karşılaşacağı yaptırım ve uygulamalar ile aynı olmalıdır. Görevini yapamayanların tepemizde taht kurmalarının önüne geçmek durumundayız.
Yanlış anlaşılmasın, bunların tamamı vatandaş tanımına uyanlar için. Yandaş olanlar üzerine alınmasın. Mağdur edebiyatının kuyrukçularının, iktidarın kulu olmayı seçenlerin bu tür evrensel değerlerle ve sorumluluklarla işi olmaz, biliyorum. Onlar ya “her yerde var bu cinayetler” diyerek vahşeti olağanlaştırıp, iktidarın ödev ve sorumluluklarını yerine getirmemesini perdelemeye çalışmaktalar ya da timsah gözyaşı dökerek bizleri bugünlere taşıyan, katillere cesaret veren söz ve uygulamalarda kendilerinin baş sorumluluğu yokmuş gibi intiba yaratma çabasındalar. Onlar tercihlerini çoktan yaptılar zaten. Neredeyse ülkenin tamamı kan ağlarken onların derdi iktidarlarına toz kondurmamak. Hatta “Hükümeti itibarsızlaştırmak ve yıkmak için bu cinayeti faiz lobisi organize etti, Geziciler de yaptı” derlerse artık hiç şaşırmayız. Ne yapıp edip kurbanı/mazlumu suçlu, katili haklı çıkarma sicilleri malum.
Ne yanda yer aldıkları ve ne amaçta oldukları apaçık ortada.
Cinsiyet, ırk, dil, din kimlik ayrımı yapmadan insana sadece insan olduğu için değer verenler bir yanda. İnsanlığımızdan utandıracak kadar, Ortaçağın terkedilmiş vahşetini bir meziyetmiş gibi gösterip, içimizde hortlatanlar diğer yanda. Hem de yanı başımızda kimi zaman. 
Günahlar, ayıplar, töreler gibi karanlığın ininden gelen cehaletin oluşturduğu kurallar, maalesef ki günümüz yasalarıyla korunarak, insan olan insanlarımızın düşlerini elinden almaktadır.
Her geçen gün, hukuksuzca, hoyratça davranıp, baskı ve zulmünü arttıran sistemle, ona naralarla destek verenler ve ancak çürümüşlükte var olabilen şakşakçılar, ateşi rüzgârla söndürecekleri yanılgısından tez zamanda kurtulmalıdırlar. 
Bilmelidirler ki; sadece ateşte yürüyenlerin payına düşmeyecek bu alevler. 
Nüfus cüzdanlarında ölü doğanlar çoğaldıkça, ateş artık düştüğü yeri de yakmayacak. Hepimizi yakacak! Onları da, bunları da, şunları da.
Özgecan gibi ölüme çok damatlar ve gelinler gönderdik zamansızca.
İnsancıl güzel günler, ya hepimiz için ya da hiçbirimiz için. 
Bahar Erdoğan (15.02.2015)
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes