Ana içeriğe git

EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     Gençlerin Adıgey Gezisinden Notlar-Adnan ArslanDevam oku     Sözmez Baykan'ı ve Mücadelesini Selamlıyoruz!.Devam oku     Ah o gemide ben de olsaydım…- Murat SevinçDevam oku     Rusya’nın Anadil Yasasına Karşı 126 Kurumdan Çağrı!Devam oku     Anadillerin Seçmeli Yapılmasıyla İlgili Forum’un ArdındanDevam oku     Güncel.. 'Adnan Hoca’dan ‘ahlaksız’a nasıl geldik!Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Bütünlüklü Mücadelenin Gereklerine En Güzel Örnek: İlkkurşun Köyü-Gujan Ceyhan

Bu ülkede bir kesim insan ezilen, haksızlığa uğrayan kim varsa yanında durmaya çalışır, omuz vermeye çalışır. Gerek sosyal demokrat, gerek sosyalist, gerek anarşist gerek ise diğer muhalif görüşlerden güzel insanlardır bunlar. Bu insanların bir kısmı da bu sayfada okuduğunuz insanlardır. Çerkes halkının emek siyaseti ile ilişkisini kurumsal çerçevede kuranlardır, tanıştıranlardır. 
Devrimci, demokrat, yurtsever, ilerici, bu güzel insanlar herkesin mücadelesine yardımcı olmaya çalışır. Bunun nedeni çok açık.. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” temelinde geliştikçe gelişir faşizm. Halklar, kitleler, ezilenler dayanışma içerisinde olmadıkça daha da büyür.  Bu yüzdendir ki faşizme karşı omuz omuza olmak gerek.
Her birimizin mücadelesi farklı olabilir, ama her birimizin mücadelesinde muhatabımız aynıdır, ezenlerdir, egemenlerdir. 
O egemenler ki Karadeniz kıyısında denizi doldurdular. Buna karşı çıkan köylü kadınları dövdürttüler. Dereleri kuruttular, buna karşı çıkan köylülere davalar açtılar. 
Bu ülkenin doğusunda Kürtlere yapmadıklarını bırakmadılar. Eziyet ettiler, işkence ettiler üzerine terörist ilan edip işin içinden sıyrılmaya çalıştılar.
Bu ülkede Alevilere yapmadıklarını bırakmadılar, ibadetleriyle dalga geçtiler, yaktılar, katliama uğrattılar.
Ve buraya toplumun birçok ezilen kısımlarını ekleyebiliriz. Hepsi devletten, egemenlerden çekip durdular ömürleri boyunca.  Bireysel çıkışlar ve istisnalar dışında hiçbir Çerkes kurumundan egemenleri kınayan ya da direnenlerle dayanışma içeren sistematik bağlamda tek bir yazı göremezsiniz. Demokratik Çerkes Hareketi hariç!
Başını ezmek için yardım etmediğiniz o faşizm bugün bir Çerkes köyünün üzerine çöreklenmiş durumda. İlkkurşun köyünü kim bilmez ki! Emperyalizmin işgal ordularına karşı ilk kurşunun atıldığı nokta, tarihi dokusu hiç edilerek yol çalışmalarına kurban ediliyor. Onlarca yıllık zeytin ağaçları ve tarım arazileri o şaibeli müteahhitler eliyle gasp ediliyor.
Hiç kimseden ses çıkmıyor değil mi? Geçmişte bir omuz vermediğimiz insanlara şimdi ses etsek gene yardıma gelirler, sosyal medyada ses çıkarırlar, ranta karşı yanımızda olmaya çalışırlar.  Mücadelenin bütünlüklü olması gerektiğini kavradıklarındandır bu yaklaşımlarının nedeni.  Ama biz Çerkesler bunu henüz tam olarak ve yaygın bir şekilde kavrayamadık.
Başkalarının mücadelelerine destek vermezsek silik, içine kapanık, kimsenin duymadığı, kimsenin görmediği bir halk olmaya devam edeceğiz. Sizlere “Çünkü Çerkesler örgütlü olamıyor” diyenlere inanmayın. Çerkesler 150 senedir kültürünü ve dilini belli bir seviyede de olsa koruyabilecek kadar örgütlü bir halk, Çerkesler dünya çapında örgütleri olan bir halk… Eksik olan ne o zaman? Eksik olan, emek ve kimlik mücadelesinin demokrasiden yana enternasyonel bir mücadele olduğunu unutmamak! Ve bu mücadelenin bütünlüklü bir mücadele olduğunu kavrayabilmek. Bütün ezilenlerle dayanışma içerisinde olarak kendi varlığını da ortaya koyabilmek!
İlkkurşun köyü sakinleriyle dayanışmayla!
Gujan Ceyhan (05.07.2015)
 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes