Ana içeriğe git

İktidarı Ürküten Kaftancıoğlu'ndan AçıklamaDevam oku     DÇH NEDİR? NEDEN VAR?-Gujan CeyhanDevam oku     İKKD Worşer/Kengeş toplantısının 2.si yapıldı..Devam oku     TMMOB İçmimarlar Odası Ankara Şube Seçimleri Devam oku     Üniversite biat etmezmiş! Külliyen yalan…-Murat SevinçDevam oku     2018'E DE BOYUN EĞMEDEN GİRİYORUZ!..Devam oku     Muhittin Ünal: “ZORUNLU BİR AÇIKLAMA”Devam oku     Kültür Tahribatına Dair Söyleyecek Sözümüz Var!-DÇH GençliğiDevam oku     Kem söz ve bir konuşma üzerine..-Adnan ÖzveriDevam oku     Biz neyiz? Ne değiliz?-Gujan CeyhanDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas

Kullanıcı girişi

Şirketler, Kiralık Ordular, Gönüllü Askerler!

İktidarla ilişkilendirilen ve hakkında ciddi iddialar olan SADAT adlı askeri şirket ve karmaşık faaliyet alanları bugünlerde yoğun olarak ülke gündemindeyken, yaklaşık 2 yıl önce sitemizde yayımlanan bu yazıyı konuyla bire bir örtüştüğü için bir kez daha paylaşıyoruz..
Şirketler, Kiralık Ordular, Gönüllü Askerler!
Güncel gelişmeler bağlamında, “Küresel Aktörler” ile “Kiralık Ordular” arasındaki ilişkiden bahsedeceksek, elbette en başta ABD ve İsrail’e değinmek gerekiyor.. 
Biliyoruz ki; ABD’nin ve İs­ra­il’­in Ortadoğu'da egemenliklerini tam olarak sağlamaları için etnik ve mezhepsel çatışmalara ve talandan pay isteyenlere ih­ti­ya­cı var­. Bu nedenle IŞİD, AKP ve Barzani, ABD ve İsrail için müttefikten öte anlamlar taşıyor. AKP’nin bu yüzden IŞİD ve Barzani ile ilişkileri özel bir tercih değil, kendisine verilen görevin gereğidir. IŞİD vb. örgütler ise, küresel güçlerin Irak, Suriye, İran ve Türkiye gibi ülkelere yönelik operasyonlarına gerekçe üretmesi ve alan açması için yaratılmış taşeron örgütlerdir. 
İsrail, “Bü­yük İs­ra­il’­i kur­ma­” amacıyla Ne­tan­ya­hu üzerinden Bar­za­ni­’ye des­tek ver­di; Kür­dis­tan ku­rul­ma­lı­dır dedi. Aynı zamanlamayla IŞİD, Kobane’ye saldırıyor. Başta Kürt Hareketi ve diğer tüm aktörler, “İkinci İsrail” olarak kurulması tasarlanan “Barzani ile Kürdistan” projesine uyumlu hale getirilme ya da etkisizleştirilme riski ile karşı karşıya. IŞİD’ın saldırıları, bu projenin bir parçasıdır.
IŞID’ın Kobane saldırılarısına karşı ülkenin dört bir yanında yapılan protestoları şiddet yoluyla engellemeye çalışan AKP-HÜDAPAR-MHP ittifakına dikkatle baktığımızda da; ABD'nin, tarih boyunca kullandığı kiralık/gönüllü “askerleri”ni güncellediğini görüyoruz. 
“Kiralık ordu” gerçeği.. Dün­ya­nın en bü­yük in­şa­at-ener­ji-askeri şir­ket­le­re bağlı kiralık ordular; Bos­na, Af­ga­nis­ta­n, Ira­k, So­ma­li­, Suriye ve pek çok ülkede bulundu. Bu şirketler, donanımı güçlü “özel or­du”­su­nu işgalci devletlere kiralıyor, devamında yıktığı ül­ke­nin petrol kuyuların işletiyor ve savaş sonrası tüm bölgenin yeniden imarını yapıyor. Yani bu “kiralık ordular”, savaşların nedenler gibi sonuçlarında da önemli bir paya sahipler.
Bugün 150’nin üstünde ‘Özel Askeri Şirket’, 50’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor ve bu endüstri içinde birbirinden farklı gruplar bulunuyor: Paralı askerler, özel ordular, özel güvenlik şirketleri, özel istihbarat şirketleri ve özel askeri şirketler.
Bu şirketlerin orduları, genelde profesyonellerden oluşur. Aynı zaman da ön saflarda kullanacakları maliyeti düşük ve ara kademe düzeyinde ‘kullanışlı unsurları’ da mevcuttur. Bunları motive edebilmek için de dinsel zeminden ve birikmiş öfkeden yararlanırlar. Kimi zaman aklı haçlı seferlerinde takılı kalmış Hrıstiyan gericiliğini, çoğu zaman da “Cihat” yaptığını sanan “gönüllü askerleri” kullanırlar. Bu şirketlere, ön saflarda kararlılıkla savaşacak inançlı insanlar lazım. Kendini ölüme atarak “şehitlik mertebesine” ulaşmayı arzulayanların, şirketlerin kasalarına akan paradan haberleri yoktur.
Dünyanın çeşitli bölgelerinden IŞİD’e katılanların bir kısmı iş bekleyen profesyonel elemanlar bir kısmı da cennete gideceğini düşünen “gönüllü askerler”den ibarettir. Ayrıca IŞİD, Temmuz 2013’de Irak’ta Ebu Garip ve Taji hapishanelerine saldırarak yüzlerce tutukluyu serbest bırakarak Suriye’ye sevk etti. Karşıtlarını pervasızca katletmesini ve bunu korku yaymak için kullanıyor olmasını sağlayan temel faktör, cennet veya para karşılığı her tür suçu rahatlıkla işleyebilecek bu kadroların varlığıdır.
Bir diğer çarpıcı konu ise; insanlar yoksul bir semtte akıllı uslu yaşarken onlarla tanışıp ilgilenen ve bir­den gi­dip IŞİ­D vb. örgütlere ka­tıl­malarını sağlayan şu meşhur “dindar ağbi”lerin yakalandığını, mahkeme veya medya önüne çıkarılıp konuşturulduğunu gören olmamıştır muhtemelen. O “ağbiler”in çoğu bu askeri şirketlere bağlı personel. İn­gi­lizlerin veya Amerikalıların ülkelerinde ve dünyanın çeşitli noktalarında kurdukları kamplarda “Ci­hat eği­ti­mi­”nden silahlı ve silahsız savaş muharebe tek­nik­le­rine ka­dar eği­tim ver­diğini ve nasıl eleman devşirdiğini bilmeyen yok.
Bizlere daha yakın bir örneği hatırlayınız.. 80 öncesi Türkiye’sinin “Ülkücü komando”larından, eğitim yerlerinden hep bahsedilir. Bu kampları CIA’nın kurduğunu, askeri ve siyasi eğitim verdiğini üst düzey devlet görevlileri bile açıkladı. Bir türlü ortaya çıkarılamamış olan bu kamplarda “vatan millet aşkıyla” yanıp tutuşan “gönüllü asker”lerin inandığı en önemli şey “devletin bekası” idi. Lakin birkaç yıl sonra yapılacak darbenin birer figüranı olduklarını ve bir şirket gibi kullanıldıklarını anladıklarında artık çok geçti..
Tüm bunlar gösteriyor ki; kişinin ne yaptığı kadar kimin adına yaptığı da çok önemlidir.
Her büyük çaplı özelleştirmenin, duble yol, HES, köprü ve kanal gibi her büyük yatırımın, yancıların, pay edilen komisyonların, seçtiğimizi zannettiğimiz “lider”lerin, politik cinayetlerin, halkı susturmak için sokağa salınan tetikçilerin, “gönüllü askerler”in ve bir anda parlatılan “siyasi” yapıların, yani sisteme su taşıyan her tür zevatın üstünü kazıyın. Altından enerji, inşaat ve “kiralık ordu” gibi üç temel alanı elinde tutan uluslar arası şirketlerin çıktığını görecek ve bunca deneyimden sonra şaşırmayacaksınızdır.
Gelelim, devlet görevlilerinin ve yancılarının, hak arayanlara sürekli olarak yaptıkları “dış mihrak, piyon, maşa, kökü dışarıda nifak tohumları, faiz lobisi” v.b. tanımlarına.
Kimlerin bu sıfatlara layık olduğuna siz karar verin..
Volkan Düzenli (07.10.2014)
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes