Ana içeriğe git

Ne Feto ne Akp, derdimiz bizim çimenler! Devam oku     Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi-Fehim TaştekinDevam oku     İnsanlığı Hedefleyen Suruç Katliamının 2. Yıldönümü!Devam oku     DÇH: Darbe Girişimi, Sonrası ve Olası GelişmelerDevam oku     Darbecileri Yaratan Vahşi Kapitalizm Bizi Bölüyor!Devam oku     Darbe Karşıtlığı Zafer Kaygın’ı Özgürleştirmekten Geçer!Devam oku     DÜN MADIMAK'I YAKTILAR, BUGÜN HER YERİ!Devam oku     PETKİM İşçileri, Hafta Tatili Yasası ve Adalet!Devam oku     Derneklerimiz Yeni Yönetim Kurullarını SeçtiDevam oku     Sivil İtaatsizliğin Dayanılmaz Cazibesi-Mine SöğütDevam oku     
 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas
  • Irmaknuh

Kullanıcı girişi

15 Temmuz Gecesi “Demokratlığa” Uyananlar!

Nasıl, işkence görüntülerinden memnun muyuz? Nasıl da meşrulaştırıyorlar değil mi? Ve biz de onaylıyoruz. Yarın, biz en demokratik hakkımız için meydanlara çıktığımızda aynı polis bizi derdest edip, böyle işkence yapacak. Ki, her gözaltına alındığımızda bu tür işkenceler ile karşılaştık. 
Doktorun iyi niyetlisine denk gelip işkenceye dair rapor bile almışlığımız vardı; ama o raporun sadece bir kağıt parçasından ibaret olduğunu öğrendik koca koca ağır cezalarda.
Bu İzmir sıcağında, sıcak evlerinde duramayıp, yumuşak yataklarından feragat edenler, efil efil esen Konak Meydanı’nda çay, sigara, çiğdem ve bol sohbet ile demokrasi nutuğu atanlar, az biraz düşünüp; ulan, demokrasi ile şeriatın ne ilgisi var diyemiyor mu? Kahrolsun laik düzen diyen yobaz mı demokrasi savaşçısı? İzmir Saat Kulesi’nin tarihi saatini tahrip edip, çeşmelerinin sökülmesi ve mermerlerinin kırılması mı kurtaracak demokrasiyi? ‘Demokrasi nedir’ diye sorsak, seçimden seçime gittiği sandığı örnek gösterecek beyin mi verecek bana demokrasi dersi?
Ha, kötü mü yapıyorsunuz meydanlara inmekle? Elbette ki hayır! Tankın önüne geçip darbeciler tarafından katledilen vatandaşı saygı ile anıyorum anmasına ve askerin elinden G3'ü alana hürmetim var. Ama birader bir dur. Sen ne yaptın?
Ücretsiz sağlık ve ücretsiz eğitim isteyen gençler sırf pankart açtı diye dövüle dövüle gözaltına alınıp hapse atılırken ne yaptın? Poşu taktı diye, bin bir iftiralarla hapse atılan üniversiteli için ne dedin? Zafer Kaygın’ı bilir misin? Nedir suçu? Demokrasi aşığısın, bir destek ol da Anayasa Mahkemesi’nde yeniden yargılanmasının yolunu açalım, hadi.
Halkı sefalete mahkum edip, saraylarda, villalarda keyif çatanlara kuracağın iki cümlen yok mu? El kadar bebeleri karın tokluğuna kölece çalıştıranlara ne diyeceksin? Sigortasız, sağlıksız ve ölümle burun buruna çalışan işçilerin sırtından geçinen asalak patronlara ve ceylan derisi koltuklarda oturan, üç günde bir kavga eden ve göstermelik vekilliklerinden sonra kıyak emekliliğin keyfini sürdürenlere bir şey söylemeyecek misin?
Bugünün darbecileri, dünün kahraman askerleriydi. Ve o kahramanlar ki, Ceylan'ın körpecik bedenini paramparça etmiş, 12 yaşındaki Uğur'a yaşından çok kurşun sıkmışlardı. Ve biz; tüm bunların hesabı sorulsun diye meydanlarda polisin azgın terörüne maruz kalıyorduk. Sen ise, televizyonun karşısına geçip, bize terörist diyordun. Bunları unutma “demokrat” kardeşim.
Sayısını unuttuğum bombalarla katledilen insanları anamıyorsan ve dostlarının da anmasını istemiyor, izin de vermiyorsan bana demokratım deme. Ali İsmail'i öldüren tekmenin hesabını sormuyorsan, Ethem'i katleden silahın sahibinden ve emri verenlerden hesap sormak aklına gelmiyorsa, demokratım deme bana.
AVON'da, KASTAŞ'ta sırf işçi ve üstüne üstlük kadın oldukları için taciz edilen ama bu tacize karşı çıkan işçilerin çadırını ziyaret etmemiş yahut iki sohbetinde onlardan bahsedememişsen, sen kimsin, demokratlık kim? Metal İşçilerinin en demokratik hakları için direnişe geçtiğinde demokratik yanların mı ağrıyordu da sosyal medyadan bile olsa paylaşım yapamadın? En ufak hak arama mücadelesinde kendini kapının önünde bulan işçiler hakkında ne düşündün? Şöyle dedin mi arkadaşlarına; ‘işçilerin istediği sendikayı seçme hakkı en ‘demokratik’ hakları ve patronlar demokrasi düşmanlığı yapıyorlar. Nestle işçisinden haberdar bile olmadın değil mi? Ama demokratsın öyle mi? Demokrasi aşığısın ve canını verirsin öyle mi?
Peki, devam edelim;
Küçücük çocuklara tecavüz edenlere ne dedin? Hesap sorabildin mi? Sokağa çıkabildin mi çocuklarımız için? Çocuk tecavüzlerine iki çift laf edemeyen ağzınla mı suçluyorsun beni? Çocuk gelinler olmasın diyemeyen ağzınla mı? Her gün, ülkenin her yerinde kadınlara tecavüz edilirken neredeydin? Hadi tecavüzü görmedin, duymadın mı? Göster amcana pipini diye büyüttüler seni ve erkek egemen aklınla tecavüzleri yok saydın, peki o kadınların katledilmesini de mi görmedin? Yetmedi mi? Ya sen ablacım? Kendi hemcinsin ve bedeninden bir parça olan bebekler tecavüze uğrarken, kadınlar katledilirken neredeydin? ‘Ben bilmem beyim bilir’ mi dedin, ne dedin söylesene.
At izi it izine karışmış, toz duman her taraf. Ama elbet yarın durulur ortalık ve kim hangi tarafta belli olur. Sonra o gün geldiğinde, biz her zamanki gibi emeğin safında, özgürlük ve demokrasi için mücadele ediyor olacağız. İşte o zaman kim demokrat kim darbeci tarih yazacak. Ve hiç şüphen olmasın ki tarih, her zaman biz emekçileri altın harflerle yazmıştır.
Gökhan Erdem (20.07.2016)

Yorumlar

Demokrasi

Temmuz 29, 2016 yazan Konuk, 51 hafta 4 gün ago
Comment: 12237

Günümüz Cumhurbaşkanı, Başbakanlığı döneminde; Demokrasi, bizim için amaç değil, araç demişti. Bugün demokrasi için sokaklara dökülenlerin yüzde doksanı da kendi amaçları doğrultusunda demokrasiyi araç olarak kullanıyorlar.Demokrasi için sokaklara dökülenlerin bir kısmının meydanlarda neden zikir çektiklerini ve yeşil bayrak salladıklarını insanların sorgulaması lazım,sizce sorguluyorlarmı? HUPŞI Adnan ARSLAN

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes