Ana içeriğe git

BES’i Besleme, Krizin Faturasını Ödeme! Devam oku     Medet Önlü Duruşmaları Devam Ediyor!Devam oku     İktidarı Ürküten Kaftancıoğlu'ndan AçıklamaDevam oku     DÇH NEDİR? NEDEN VAR?-Gujan CeyhanDevam oku     İKKD Worşer/Kengeş toplantısının 2.si yapıldı..Devam oku     TMMOB İçmimarlar Odası Ankara Şube Seçimleri Devam oku     Üniversite biat etmezmiş! Külliyen yalan…-Murat SevinçDevam oku     2018'E DE BOYUN EĞMEDEN GİRİYORUZ!..Devam oku     Muhittin Ünal: “ZORUNLU BİR AÇIKLAMA”Devam oku     Kültür Tahribatına Dair Söyleyecek Sözümüz Var!-DÇH GençliğiDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas

Kullanıcı girişi

Patron Galip Öztürk Cemaat Mağduruysa, Zafer Kaygın Ne?

Haber-Yazı.. İşte bir ‘adamına göre hukuk’ örneği daha..
Darbeci hakimler görevden alınınca ‘infazı durdurma ve yeniden yargılanma kararı’ verilmesiyle, firar ettiği Gürcistan’dan Türkiye’ye dönen Metro Holding’in başı Galip Öztürk ile Tayyip Erdoğan bir tören sonrasında görüştü. Ancak bu haber medyada verilirken benzeri durumdakiler hatırlanmadı ve yine sorulması gereken sorular sorulmadı. Öyleyse, hukuk önünde tüm yurttaşların eşitliği üzerinden biz soru soralım, biz hatırlatma yapalım..
Devletin kolluk kuvvetlerinden Hanefi Avcı ve sistemin patronlarından Galip Öztürk ‘darbeci cemaatin mağduru’ olarak görülüp yeniden yargılanabiliyorsa, benzer bir mağduriyet yaşayan işçi Zafer Kaygın ve benzerleri neden yok sayılıyor?
Soru sormak da yetmez, hatırlatmak ve vicdanı olan herkese seslenmek durumundayız.
Zafer Kaygın konulu metnimizden hatırlayalım..
Üyeleri darbecilikten yargılanan Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin geçmişte kararını açıkladığı kurbanlardan biri de Zafer Kaygın’dır. Zafer, bu davaya konu olan durumların siyasi duruşuna ve yaşam anlayışına tamamen ters olduğunu dava süresince defalarca belirtti. Ancak, aynı işyerinde çalıştığı veİskender’ ismiyle bildiği Ulaş Erdoğan adlı kişiyle, belli maaşlarla çalışan pek çok insan gibi aynı eve çıkması, ceza almasına yetmişti.. Sırf bu ev arkadaşlığı nedeniyle dava süresince Zafer 1,5 yıl cezaevinde kaldı.. Cemaat-AKP çatışması sonrası dava da boşa düşmüş, Zafer de 18 ay sonra özgürlüğüne kavuşmuştu. Sonrasında hakkında tek bir kanıt sunulmayan Zafer, 8 yıl 4 ay ceza aldı ve geçtiğimiz Mayıs ayında yeniden cezaevine konuldu. Oysa davanın kilit sanıklarından Ulaş Erdoğan da ifadesinde, kendisi dışında ismi geçenlerin “örgüt”le ilişkili olmadığını söylemişti. Tüm bunlara rağmen, Cemaatçi unsurların kuşattığı “yargı” koşullarında kurban seçilenlerin arasına katılan Zafer, yaklaşık 2 yıl önce Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu ama henüz hiçbir yanıt alamadı…
‘Adamına göre hukuk’ değil, eşit yurttaşlık!
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, aynı davadan yargılanan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ile ilgili mahkumiyet kararını bozmuştur. Yeniden yargılanacak olan Galip Öztürk örneğinde de ölçü ‘Cemaat karşıtı’ olmaktan ziyade, iktidara yakın işadamı olmasıdır. Zira ölçü cemaat karşıtlığı olsa, ilk Zaferin salıverilmesi gerekirdi. Ki bugün; darbe girişiminden yargılananlar arasında, eski 9. Ceza Dairesi başkan ve üyeleri, eski Genel Sekreter Aydın Boşgelmez de bulunuyor. Bu durumda, mahkumiyetleri onayan Yargıtay 9. Daire üyelerinin aldığı kararlar ne kadar geçerli olabilir?
Buradan bir kez daha sesleniyoruz; darbecilerle gerçek bir mücadele, hukukun ‘adamına göre’ değil, herkese eşit uygulanmasıdır, tüm kumpas mağdurlarına eşit yaklaşmaktır. Buradan hareketle, son cümle olarak o kritik soruyu yineliyoruz:
İşadamı Galip ve polis Hanefi ‘mağdur’ yurttaşsa, işçi Zafer Kaygın ne?
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes