Ana içeriğe git

Sözmez Baykan'ı ve Mücadelesini Selamlıyoruz!.Devam oku     Ah o gemide ben de olsaydım…- Murat SevinçDevam oku     Rusya’nın Anadil Yasasına Karşı 126 Kurumdan Çağrı!Devam oku     Anadillerin Seçmeli Yapılmasıyla İlgili Forum’un ArdındanDevam oku     Güncel.. 'Adnan Hoca’dan ‘ahlaksız’a nasıl geldik!Devam oku     24 Haziran’ı Doğru Okumakla ve ‘Yakışanı Yapmakla’ Mükellefiz!Devam oku     DÇH 21 MAYIS METNİDevam oku     1 MAYIS’tan 24 Haziran'a Emeğin Yolundayız!Devam oku     Türkiye Çerkesleri Particiliğe, Yancılığa HAYIR Diyor!Devam oku     Kaffed'den Tetikçi Fuat Uğur'a İlişkin AçıklamaDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Beşiktaş Saldırısı, Hesaplar ve Yitirdiklerimiz

Haber-yazı.. Yaşananların daha iyi anlaşılması ve yitirilen insanlarımızı daha öncelikli olduğunun görülmesi adına bazı detayları ve fotoğrafları derledik. Zira gündemin sıcaklığı geçer geçmez her bombadan sonra biraz daha artan yalnızlaşmayı bir nebze azaltabilmek ve gelişmeleri yansıtabilmek için bu haber yazıyı hazırladık..
Beşiktaş saldırısı, şiddet dili ve yitirdiklerimiz..
Beşiktaş’taki iki ayrı bombalı saldırı sonucu en az 44 insan yaşamını yitirdi, 155 kişi yaralandı. Bu saldırıyı üstlenen TAK, ülkenin her kritik döneminde olduğu gibi yine kanlı bir eylemle sahneye çıkmış oldu.
Saldırıyla ilgili olarak AKP, CHP ve MHP Meclis gruplarının imzaladığı ortak bir bildiride, “Devletimizin bekası ve sinesinden çıktığımız aziz milletimizin huzuru için terörle mücadelede güvenlik güçlerimizin sonuna kadar yanındayız” ifadesi yer aldı. HDP milletvekillerinden Meral Danış Beştaş ise, “Bu mesaj bizedir. Meclis’te bu ölümleri durdurmanın yolunu bulmalıyız. Kınamak dışında sorumluluğumuzu, siyasetin etkinliğini düşünmemiz lazım.” dedi.
Saldırıyı kınayan emek ve meslek örgütleri, saldırının sorumlusu olarak iktidarı ve şiddeti körükleyen politikalarını gösterdi. 7 Haziran’dan sonra “Ya istikrar ya kaos” diyerek başkanlık için ülkeyi savaşa sürükleyen siyasetçilere tepki gösteren kurumlar, “Bombalara alışmayacağız, katliam düzenine teslim olmayacağız” dedi.
Yayın yasağı vb. tüm kısıtlamalara rağmen olay yerinden bilgi veren bağımsız basın mensupları, ‘bir yandan orada yaşanan katliama ilişkin gerçekler halktan gizleniyor, bir yandan da tamamen iktidarı korumaya odaklı bir propaganda makinesi işlemeye başlıyor’ açıklaması yaptı. Ve şu bilgiyi paylaştı: “10 Aralık’taki bu katliamın zamanlamasının düşündürücü olduğunu, bugün TSK ve ÖSO’nun El-Bab’a girdiğini, böylece Türkiye’yi IŞİD başta olmak üzere silahlı eylem kapasitesi yüksek pek çok hasım gücün hedefine oturttuğunu, bugünün aynı zamanda Başkanlık Anayasası Teklifi’nin TBMM’ye sunulduğu gün olarak tarihe geçtiğini aktarıyoruz…”
Yaşamını yitirenlerin cansız bedenleri henüz yerden kaldırılmadan Burhan Kuzu’nun, “Türkiye’yi ömür boyu siyasi istikrara kavuşturacak ve Ülkemizin geleceğinin teminatı olan Başkanlık Sistemi Meclis’e sunuldu. Hayırlı olsun” demesi, yoğun tepki aldı.
5 Haziran 2015’ten bugüne onlarca katliam olmasına, yüzlerce kişinin ölmesine ve binlerce yaralıya rağmen AKP Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, "Emin olabilirsiniz ki terör şu anda son derece azalmış durumda” dedi.
Saldırının ardından bir TV programında patlamayla ilgili açıklama yapan Melih Gökçek "Erdoğan’ı, beni, bakanları Allah koruyor" dedi.
A Haber'de yorumculuk yapan ve önemlisi iktidara yakın Canan Barlas ve Mehmet Barlas çiftinin oğlu olan Cemil Barlas, patlamanın hemen ardından attığı tweette, "Teröristler başkanlığa tepkisini gösterdi. Herkes bu konuda durduğu yeri gözden geçirsin" ifadelerini kullandı. Bu ifadeler, Akit gazetesinin daha önceki “Ya başkanlık ya kaos” manşetini akıllara getirdi.
Bilgi ve akıl dolu analizleriyle biz yurttaşları sürekli aydınlatan, “Ergenekon örgütü içinde Kafkas kökenlilerin ağırlıkta” diyerek hafızalarımıza kazınan AKP Milletvekili Şamil Tayyar, saldırının olduğu sıralarda bir TV programında "Derin devlet kötü bir şey değil. Türkiye gibi bu zor coğrafyada bir ülkenin mutlaka derin devletinin olması lazımdır." dedi.
Türkiye 41 insanının cenazesini kaldırırken İngiliz Financial Times gazetesinin, “terör saldırılarının yabancı sermayeye etkilerini” ele alması dikkat çekti.
Topluma 7/24 yön vermeyi görev edinmiş ‘etkin ve yetkin’ kişiler bir kenara, yaralıların tedavi gördüğü hastanede görev yapan bir hemşirenin, sıradan bir yurttaşın satırları, sosyal medya hesaplarında çok konuşuluyor. Hemşirenin yazısından bir cümle şöyle: “…polis bir hastam, “Hemşire hanım çok ağrım var, dayanamıyorum bağırıyorum; diğer hastaları çok mu rahatsız ediyorum” dedi.….” Bu cümleyi okuduğunuzda muhtemelen, sedyeyi çizmeleriyle kirletmek istemeyen yaralı maden işçisi aklınıza gelecektir. 
Uzman psikolog İbrahim Eke ise: “Bu travmatik hâlden ayağa kalkarak çıkabiliriz” dedi. Eke, “Nefes alamıyoruz, aklımızın, yüreğimizin tam ortasında patladı yine o bomba, başkanlık yasasının kutlamaları arasında. En hafif deyimiyle, toplumu boydan boya “travmatize” eden patlamalar, katliamlar bir süre sonra, çaresizliğe, hareketsizliğe, dolayımlı ya da dolayımsız biat’a yol açar. Bu katliamları planlayanların, yapanların, yol verenlerin umudu olan bilgi bu. Bir grup için derin bir çaresizlik, umutsuzluk, korku ve başa çıkabilmek için, kabullenmeye kadar giden bir süreçtir… Tüm bu patlamalara, yangına, yıkıma rağmen, biliyorum ki, travmatik süreçler mutlaka ve mutlaka diz çöktürmez insanlığa… bir grubu için, yeniden ayağa kalkmanın, yeni bir dünya kurmanın yolunu açar.” dedi.
Ölen her bir insan bir rakamdan ibaret değil.. Yaşamını yitirenlerden geriye kalan bilgiler ve fotoğraflar, bombaların neden, nasıl, niçin, ne hedefle patlatıldığının önüne geçti. Belki de her şeye rağmen ‘insan kalma’ çabasının doğal bir sonucudur bu. Dolayısıyla haber yazımızın son bölümünü yaşamını yitirenlerden bir kısmına ait bilgi ve fotoğraflara ayırdık..
Mustafa Berkay Akbaş
Patlamanın olduğu yerin yakınlarından taksiyle geçerken ölüme yakalanan Mustafa Berkay Akbaş (19) Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisiydi. Baba Salim Akbaş, “Oğlum 19 yaşındaydı. Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisiydi. Gezmek için geldiler. Tesadüfen taksiyle oradan geçiyorlar. Hepsi bu... Sadece bu.... Bu kadar tesadüf, bu kadar basit ve bu kadar ucuz... Bunun için mi şehit? Ben istemiyorum oğlum şehit olsun. Oğlum katledildi. Ben başka bir şey demiyorum” diye konuştu.
Velat Demiroğlu..
Diyarbakırlı Velat Demiroğlu (24), ölüme şoförlüğünü yaptığı minibüste, stadın önündeki kırmızı ışıkta durunca yakalandı.
 
 
 
 
 
Adem Serin..
Polis memuru Adem Serin’in (24) ölüm haberi, Gaziantep’te yaşayan ailesini yasa boğdu. Serin’in temizlik işçisi babası Şefik ile annesi İsminur Serin’in oğullarına ulaşamamaları üzerine İstanbul’a gittikleri belirtildi. 
 
 
 
Selin Çelik..
Saldırı sırasında Taksim’e giden dolmuşta bulunan ve ağır yaralı olarak Şişli Etfal Hastanesi’ne kaldırılan 28 yaşındaki banka çalışanı Selin Çelik, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
 
 
 
 
Saldırı ve saldırının hemen ardından yapılan kimi açıklamalar, önümüzdeki dönemde başkanlık sistemine karşı olan herkesin ‘terörle’ özdeşleştirileceğini, anti-demokratik uygulamaların ve kutuplaşmanın artacağını işaretlemektedir. Ancak, 44 insanımızın yaşamını yitirmesi ve yaralılar tüm kurgulardan önemlidir. Düşüncesi, ırkı, dini, dili ve görevi ne olursa olsun insanların hunharca katledilmesine karşı çıkıyoruz. Kimler ne amaçla yaparsa yapsın, bu vahşi saldırının faillerini lanetliyor, ülkemize başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes