Ana içeriğe git

İktidarı Ürküten Kaftancıoğlu'ndan AçıklamaDevam oku     DÇH NEDİR? NEDEN VAR?-Gujan CeyhanDevam oku     İKKD Worşer/Kengeş toplantısının 2.si yapıldı..Devam oku     TMMOB İçmimarlar Odası Ankara Şube Seçimleri Devam oku     Üniversite biat etmezmiş! Külliyen yalan…-Murat SevinçDevam oku     2018'E DE BOYUN EĞMEDEN GİRİYORUZ!..Devam oku     Muhittin Ünal: “ZORUNLU BİR AÇIKLAMA”Devam oku     Kültür Tahribatına Dair Söyleyecek Sözümüz Var!-DÇH GençliğiDevam oku     Kem söz ve bir konuşma üzerine..-Adnan ÖzveriDevam oku     Biz neyiz? Ne değiliz?-Gujan CeyhanDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas

Kullanıcı girişi

DÇH-Almanya: Tiyatromuzu Dayanışmayla Gerçekleştirdik..

Bremen etkinliğimizi dayanışmanın güzelliğiyle gerçekleştirdik..
Herhangi bir aksaklı yaşanmadan 250 civarında seyirciyle gerçekleştirdiğimiz tiyatro etkinliğimizin kendisi kadar geceye hazırlık süreci de tamamen dayanışma üzerine kuruluydu. Giderleri en az olsun diye elinden geleni yaptı tüm emektarlarımız. Mesela arkadaşlarla tiyatroda satılmak üzere bir evde iki gün boyunca yemekler yaptık. Başka bir arkadaşımız evini açtı tiyatrocu dostlarımıza. Dekorları bile kendi arabalarıyla özenle taşıdı arkadaşlarımız. Başka bir arkadaşımız da yakın bir şehirden gelip tiyatro öncesi bağlama çalıp, türkü okuyarak gecemize destek oldu. Kullanılan evler, arabalar ve de gece sonrası seyirci kalitesinden oldukça memnun olduklarını belirten sanatçılarımız alışıktı ne de olsa dayanışmaya. Bir kez daha ‘sanat için, dayanışma için’ dedik beraberce..
Etkinlik öncesi olası yanlış bir algı oluşturmamak adına herhangi bir açıklama yapmamıştık ama şimdi açıklayabiliriz: Gecemizin geliri, hiçbir delil ortaya koyulmadan hiçbir ilgisinin olmadığı bir örgütle ilişkilendirilerek bilindik Cemaat kumpasıyla cezaevine atılan, gençlik yılları gasp edilen bir insanımızın avukatlık ücretine aktarılacaktır. Gelirden artan olursa da, gelecekte başka bir dayanışma çalışması için ayrılacaktır.
Etkinliğimize destek olan diğer iki bileşenden arkadaşlarımıza, sanatçılarımıza ve seyircilerimize öncelikle teşekkür ederiz.
Etkinliğin açılışı konuşmasının metni ise şöyleydi:
“Verein der Türkischen Sozialdemokraten, Demokratik Çerkes Hareketi ve Bremenli Antifașistler olarak hepinizi  kardeşçe duygularla selamlıyor ve hoş geldiniz diyorum.
Değerli Misafirler, bugün burada İstanbul Șeref Çetin Tiyatrosu ''Ölü Kuşlar " oyunu ile toplanmış bulunmaktayız. Bu etkinlik kapsamında; paylaşmak, bölüşmek, üretmek için kimlik, sosyal çevre, inanç ve de düşünsel farklılıklarımızla bizleri bir araya getiren sanatın önemine ve yaşamımızdaki toplumsal etkilerine de kısaca değinmek isteriz.
İnsanların sahip oldukları duyguları, düşünceleri ve fikirleri dışa vurması bir anlamıyla sanat anlayışını da ortaya koyar ve her sanatçı ya da sanata ilgisi olan herkes bir şekilde duygu ve düşüncelerini yapmış olduğu sanat eseri ile dışa vurur ve çevresindeki insanlara da anlatmaya çalışır.
Sanat ve toplumsal yaşam aslında birbirini etkilemektedir. Öncelikle sanat; içinde bulunduğu toplumun özelliklerini, örflerini, adetlerini ve kültürünü, yaşadığı ortamı ve olayları da irdeleyerek yansıtma yapar. Sanatın olduğu bir toplumda kaos ortamı yok denecek kadar azdır. Sanat faaliyetleri toplumsal hayatı düzenler ve sakinleştirir. Çünkü şikâyetler de memnuniyetler de sanat eserleri ile dışa vurulur. Şiirlerimiz, türkülerimiz gibidir tiyatrolarımız da.
Sanatın olmadığı toplumlarda yenilikler yoktur bu nedenle de geri kalmış ve düşünceleri bağnazlaşmış bir toplumun meydana gelmesi kaçınılmaz bir durum haline gelir ya da getirilir. Topluma ve bireylere verilen değer kültür, sanat ve edebiyata verilen değerlerle de ölçülür. Maalesef ülkemiz gerçekleri her geçen gün bu değerlerin yitirilmesini hızla hayata geçiriyor. Bizler sadece tiyatrolarımızda seyirci olacağız, yok edilmelerinde sahne seyircisi olmayacağız. Ve bunu da sanata ve emektar, mücadeleci sanatçılarımıza sahip çıkarak yapacağız, tıpkı bugün burada olduğu gibi. 
Bu giriș ile birlikte tiyatro oyunu ve tiyatromuz hakkında da bilgi vermek isteriz.
Sıra dışı oyunculuk anlayışını benimseyen Şeref Çetin Tiyatrosu 2001 yılından itibaren Ayvalık merkezde atölye çalışmalarını sürdürerek, turneler ve festivallerle yurtiçi ve yurtdışı organizasyonlarda oyunlarını sahnelemektedirler. Ahlaki erozyona uğramış insan yapısını ince bir üslupla işleyen Şeref Çetin, modern metin yazarlığının başarılı bir ismidir. Bugün izleyeceğimiz ‘’Ölü Kuşlar’’ oyunu, kadın erkek arasındaki çatışmayı, bireyin üzerindeki toplumsal baskıyı, varoluşu ve kültürel farklılıklara bambaşka bir boyut kazandırarak hüznü gülümseterek gözler önüne sermektedir.  ‘’Ölü Kuşlar’’ iki perdelik sosyal içerikli bir güldürüdür. Oyunun yazar ve yönetmeni: Şeref ÇETİN’dir. Işık, ses ve sahne tasarımı ise Şenol Akpınar’a aittir. Oyuncular Esin Yüksel ve Şeref Çetin bugün burada bizimle aynı sahneyi paylaşacaklar.
Bunun yanı sıra, oyunun Bremen' de sahnelenmesinde organizasyonu üstlenen dernek ve oluşumlar hakkında da kısaca bilgi vermek isteriz.
VEREİN DER TÜRKİSCHEN SOZİALDEMOKRATEN derneği, yaklaşık otuz yıldan fazla bir süredir Bremen'de faaliyet yürütmektedir. Geçmişte özellikle Türkiye'den gelen göçmenlerin her türlü sorunlarının çözümlerine danışmanlık yaptılar. Sonrasında ise açtıkları dil ve bilgisayar kursları ile de göçmenlerin Almanya'ya uyum süreçlerine katkıda bulunmuşlardır. Şimdilerde ise yine yabancı kökenli insanlarımız için sosyal, sanatsal ve kültürel çalışmalar yapan Bremen Anatolia Kültür Merkezi'ne ev sahipliği yapmaktadırlar.
DEMOKRATİK ÇERKES HAREKETİ ise; ''Bizler; asimilasyona, inkar ve imhaya uğrayan halklardan insanlar olarak; dilimizi, kültürümüzü, inançlarımızı özgürce geliştirebileceğimiz eşitlikçi ve demokratik bir düzlemde ‘ortak’ hareketi amaçlayan, hiçbir oluşumu toptancı bir mantıkla dışlamayan , toplumsal mücadeleye yoksulları ve yoksunları hesaba katarak bakan, iktidarlara mesafeli duran bütün kişi ve gruplarla tam bağımsız, demokratik, özgür ve birleşik bir ortak zemin yaratabilmek için katkı sunmaya hazırız...''  diye kendini özetleyen ve imzaya açılan bir metinle de Ocak 2012 yılında  ortak bir bilinç olarak kendini deklere eden ve günümüzde; eşitsizliğe, sömürüye, asimilasyona, inkar ve imha politikalarına karşı emek ve kimlik ekseninde ve insan hakları temelinde mücadele veren bir yapıdır.
BREMENLİ ANTİFAȘİSTLER ise; emek ve demokrasi mücadelesi veren bir oluşumdur.
Değerli Konuklar, Bremen' de yaşayan duyarlı insanlar olarak bizler; ırk, dil, din, renk, cinsiyet veya herhangi başka bir ayırım gözetmeksizin halklarımızın yerel değerleri ile insanlığın evrensel değerlerini bütünlüklü ele alarak, toplumsal mücadelenin ana unsurlarını (emek, kimlik, çevre, kadın gibi) bütünlüklü değerlendirerek sınıf ve kimlik bilincinin geliştirilmesi, örgütlülüğün ve demokrasinin bir yaşam biçimi haline gelmesi için mücadele ederek, bu doğrultuda bilimsel ve kültürel etkinliklerde bulunmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken de; Türkiye'de ve Almanya' da yaşayan Türkiyeli ezilen halklardan yana sanatçı, yazar ve aydınlarımızın çalışmalarına katkımız ölçüsünde açık destek vererek, bu kesimlerin toplumsal mücadeleye daha aktif katılımı için gereken zeminin hazırlanması yönünde daha da aktif çaba harcamaya devam edeceğiz. Sanatın ve sanatçının mevcut toplumsal yapının değiştirilmesi ve yerine kurulacak yeni toplumsal yapının şekillenmesindeki etki ve gücünün farkında olarak, sanatın ve sanatçının üretimini yanına alamayan, onların yanında olmayan  siyasi yapı ve anlayışlar uzun soluklu bir mücadele yürütemeyecekleri bilinci ile şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da halktan yana olan sanatın ve sanatçının yanında olmaya, onlardan destek almaya ve onlara destek vermeye sizlerle birlikte devam edeceğiz.
Öncelikle sanata ve tiyatroya değer vererek burada bizimle olan siz değerli misafirlerimize, emeklerini ve sonucundaki ürünlerini buralara kadar gelerek bizimle paylaşan tiyatrocu arkadaşlarımıza ve bu organizasyonun her aşamasında birlikte davrandığımız tüm dostlara teşekkür ederiz. 
İki perdeden oluşan ÖLÜ KUȘLAR oyunumuzda perde açılsın diyelim. İyi seyirler.”
 
Ayrıca tiyatro sonrası söyleşi yaptık. Ve 13 Şubat Pazartesi günü Bremen Neue Oberschule’de etkinliğimiz oldu; 40 öğrenciye tiyatro anlatıldı, “Meddah”dan kısa bir pasaj sergilendi ve söyleşi yapıldı.
Buradan Türkiye’ye, Kafkasya’ya ve tüm dünya halklarına sıcak selamlar.
DÇH-Almanya Temsilciliği 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes