Ana içeriğe git

MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     Gençlerin Adıgey Gezisinden Notlar-Adnan ArslanDevam oku     Sözmez Baykan'ı ve Mücadelesini Selamlıyoruz!.Devam oku     Ah o gemide ben de olsaydım…- Murat SevinçDevam oku     Rusya’nın Anadil Yasasına Karşı 126 Kurumdan Çağrı!Devam oku     Anadillerin Seçmeli Yapılmasıyla İlgili Forum’un ArdındanDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

DÇH’den Çağrı: Oy Kullanalım, Oyumuza Sahip Çıkalım!

Türkiye kuşkusuz Hayır çalışmalarına yönelik çok sayıda saldırının yanı sıra, seçim güvenliğine ilişkin yoğun kaygı ve tartışmaların yaşandığı bir dönemden geçmektedir.
İktidarın telaşının, kazanmak için her şeyi yapmayı göze aldığını gösteren tutumlarının öne çıktığı bir dönemde her bir oyun ve oylara sahip çıkılmasının ayrı bir önemi olduğu da tartışılmazdır. Seçim ortamını provokatif söylem ve eylemlerle terörize ederek kendi istedikleri sonuçları almak isteyenlere karşı bizim için bugünün en önemli çağrısı bellidir:
Oylarımızı kullanalım ve oylarımıza sahip çıkalım..
Eşit ve adil seçim ortamının olmamasının yanı sıra; seçmenin sandıklara gitmemesi için “Bunlar ne yapar eder Evet’i çıkartır” algısı yaratılmaktadır. Bu oyunlara karşı dert yanmanın tam aksine; oylarımızı kullanmak ve sandıklara sahip çıkmak temel sorumluluğumuzdur. Zira tüm devlet olanakları “Evet” için seferber edilirken Hayır çalışmalarının engellenmesine ülkenin büyük çoğunluğunun karşı olduğu net görülmektedir. Artık tek iş, oy kullanmak ve sabah erken saatlerden sonuçlar açıklanana kadar sandık başında olup tüm işlemleri dikkatle takip etmektir. Bu çerçevede, siyasi partiler veya ‘Hayır ve Ötesi’ ve ‘Oy ve Ötesi’ gibi çalışma grupları üzerinden sandık görevlisi olabilir, bu çalışma gruplarına hukuki, yazılım veya tasarım desteği verilebilir. 
‘Birlikte Yaşam İçin Hayır’ demenin tam sırası..
Dönemin CIA Türkiye şefi Paul Henze'nin 2006'da Beyaz Saray'a sunduğu Türkiye raporu, bugün “millicilik” jelatiniyle dayatılan 18 maddenin zeminini net ortaya koyuyor:
"Türkiye'nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız. Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis'i ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor. Eğer Amerika'nın çıkarı Türkiye'de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir. Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarını yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz.”
Diğer yüzlerce gerekçe bir kenara, tek başına bu ifadeler bile Hayır demek ve sandıklara sahip çıkmak için yeterli değil mi?
Biliyoruz ki, 16 Nisan Referandumu bir parti seçimi değildir. Türkiye’nin Cumhuriyet rejimi oylanıyor. Biz DÇH olarak bu sürecin öneminin ve sorumluluğumuzun farkındayız, seçim güvenliğinin anahtar rolde olduğunu biliyoruz. Bu bilinçle tüm DÇH Çevresi’ni, ‘Birlikte Yaşam İçin Hayır’ diyenleri ve tüm yurttaşları sandıklarda göreve çağırıyoruz.
(28 Mart 2017)
Hayır ve Ötesi: http://www.hayirveotesi.org/
Oy ve Ötesi    : http://oyveotesi.org/
Birlikte Yaşam İçin Hayır’ çağrısı: http://www.birlikteyasamicinhayir.org/
DÇH’nin Referandum Tutumu: http://www.demokratikcerkeshareketi.org/node/838 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes