Ana içeriğe git

MAHMUT ÖZDEN'in Katilleri Halka Açıklansın!Devam oku     EYT Tüm Toplumun Meselesidir!-Volkan DüzenliDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     Gençlerin Adıgey Gezisinden Notlar-Adnan ArslanDevam oku     Sözmez Baykan'ı ve Mücadelesini Selamlıyoruz!.Devam oku     Ah o gemide ben de olsaydım…- Murat SevinçDevam oku     Rusya’nın Anadil Yasasına Karşı 126 Kurumdan Çağrı!Devam oku     Anadillerin Seçmeli Yapılmasıyla İlgili Forum’un ArdındanDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

AGİT, Referandumdaki Hukuksuzlukları Raporladı

Haber-Yazı.. YSK’nın yasaları açıkça çiğneyerek aldığı karar referandumuna damgasını vurdu. YSK’nın ‘diyet ödüyor’ dedirten ve verili sonuçların gerçek sonuçlar olmadığı yönünde genel kanaat oluşturan bu kararı AGİT’in raporunda da yer aldı. Türkiye'de bulunan uluslararası gözlemciler düzenledikleri basın toplantısı ile ön raporu açıkladı.
AGİT, YSK'nin mühürsüz oyların da geçerli olacağına dair aldığı son dakika kararı için "kanuna aykırı" değerlendirmesi yaptı.
AGİT gözlemcileri düzenledikleri basın toplantısında "Türkiye referandumu, eşit olmayan şartlar altında yürütüldü" denildi. "Oy sayım prosedüründe son değişiklikler önemli bir güvenceyi ortadan kaldırdı" vurgusu yapılan açıklamada, "Referandumda iki taraf eşit şartlara sahip değildi, 'Evet' kampanyası medyayı domine etti" de denildi. 
Referandumun Avrupa Konseyi standartlarına uygun olmadığının altının çizildiği açıklamada, "Demokratik süreç için hukuki altyapı yetersiz" ifadesine yer verilirken şunlar kaydedildi: 
"Ziyaret ettiğimiz sınırlı sayıdaki sandık referandum gününde düzenli ve verimliydi. Anayasa referandumunda idari kaynaklar 'evet' kampanyası lehine uygunsuz olarak kullanıldı. Medyada tarafların eşit şekilde yer almasına izin verilmedi; YSK'nın tarafsız içeriği engelleme yetisi ortadan kaldırıldı." 
Uluslararası gözlemciler arasında Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinden 23 parlamenter ve görevli, AGİT/DKİHB'den 40 uzun dönemli gözlemci ve 63 uzman görevli olmak üzere 26 ülkeden gözlemci yer alıyor.
Tüm dünyanın referans aldığı bu gözlemcilerin bugün açıkladığı bu ön raporla, sandıktan 'Evet' çıkması için işlenen suçlar bir kez daha teyit edilmiş oldu..  
Referandum sürecindeki ara raporda aynı yöndeydi..
AGİT’in referandum kampanyası sürerken hazırladığı ara raporda ‘Hayır’ kampanyasına yapılan engellemelere geniş yer ayrıldı. Raporda devlet imkânlarının ‘Evet’ için seferber edildiği vurgulandı.
Dışışleri Bakanlığı, hükümet yetkilileri, Yüksek Seçim Kurulu (YSK), kamu kurumları, siyasi parti, medya, demokratik kitle örgütleri ve uluslararası toplum temsilcileriyle görüşen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) heyeti, 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasına ilişkin yürütülen kampanyalarla ilgili olarak bir rapor hazırladı. Kamu görevlilerinin bile tarafsızlığını kaybettiği ifade edilen raporda, "Şimdiye kadar 'Hayır' destekçileri, polis müdahalesi ile karşılaşmış, bir kısmı cumhurbaşkanına hakaret gibi suçlamalar ile tutuklanmıştır" denildi. 17 Mart-7 Nisan tarihlerini kapsayan raporda, ifade özgürlüğü ve 'hayır' kampanyasının kısıtlandığı belirtildi. HDP’nin tutuklu vekilleri ile televizyonlarda kampanyalara eşit süre verilmesini şart koşan kanunun iptal edilmesi de raporda yer alan konular arasında yer aldı. 
AGİT'ten yapılan açıklamada, "Venedik Komisyonu önerilen değişikliklerin sonucunda güçler ayrılığı ve yargı bağımsızlığının güvence altına alınmayacağını, böylelikle otoriter bir başkanlık rejimine dönüşmemesi için gerekli olan denge ve denetleme mekanizmalarından mahrum olduğunu belirtmiştir” hatırlatması yapıldı.
AGİT’in ara dönem raporunda yer alan önemli başlıklar şöyle:
YSK on siyasi partinin referandum kampanyasına katılımını onaylamadı. Kasım seçimlerine katılan 19 partiye izin verilmedi.
Evet kampanyası kapsamında, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Antalya Başsavcı Vekili de dahil olmak üzere birtakım kıdemli politikacılar ve memurlar hayır oyu verenleri ‘terör örgütleri’ ve darbe girişimi planlayıcıları ile denk tutuyor.
Darbe girişiminin ardından, geçen seçimlerde gözlem çabalarını desteklemiş olan bin 583 kitle örgütü tasfiye edildi.
Birtakım siyasi liderlerin ve siyasilerin parmaklıklar ardında olması bazı grupların kampanya yapma yetilerini ciddi ölçüde kısıtlandı. Şimdiye kadar Hayır destekçileri, polis müdahalesi ile karşılaştı, bir kısmı cumhurbaşkanına hakaret gibi suçlamalar ile tutuklandı.
Terörle Mücadele Kanunu, Ceza Kanunu, Basın Kanunu ve diğer yasal mevzuat aşırı kısıtlamalara izin veriyor. Hükümlerdeki belirsizlikler gazetecilerin hapsedilmeleri için gerekçe olarak kullanılıyor. İfade özgürlüğü kapanan çok sayıda basın yayın kuruluşu ve tutuklanan gazetecilerin yanı sıra olağanüstü hal yasal çerçevesi ile daha da kısıtlandı.
 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes