Ana içeriğe git

BES’i Besleme, Krizin Faturasını Ödeme! Devam oku     Medet Önlü Duruşmaları Devam Ediyor!Devam oku     İktidarı Ürküten Kaftancıoğlu'ndan AçıklamaDevam oku     DÇH NEDİR? NEDEN VAR?-Gujan CeyhanDevam oku     İKKD Worşer/Kengeş toplantısının 2.si yapıldı..Devam oku     TMMOB İçmimarlar Odası Ankara Şube Seçimleri Devam oku     Üniversite biat etmezmiş! Külliyen yalan…-Murat SevinçDevam oku     2018'E DE BOYUN EĞMEDEN GİRİYORUZ!..Devam oku     Muhittin Ünal: “ZORUNLU BİR AÇIKLAMA”Devam oku     Kültür Tahribatına Dair Söyleyecek Sözümüz Var!-DÇH GençliğiDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas

Kullanıcı girişi

SOMA’yı Unutma! Yaşanan Kaza-Kader değil, Cinayettir!..

Soma'nın Failleri, Talan Şebekesidir!..
13 Mayıs'taki Soma faciasının arka planına ve faillerine ulaşmak için çok uzağa gitmeye bile gerek yok.. Ekim 2013'te bazı milletvekilleri Soma’daki madenlerde yaşanan iş cinayetlerini Meclis gündemine taşımışlar ve sorumlularının bulunması için bir araştırma önergesi hazırlamışlardı. Aylar sonra Meclis gündemine gelebilen önerge, AKP’nin “Hayır” oylarıyla reddedilmiş, 'Araştırma komisyonu' kurulması engellemişti. O gün mecliste bir şirketin AKP'li Manisa milletvekilleriyle iyi ilişkiler içinde olduğu ve kollandığı somut örneklerle anlatılmıştı. 
Sermayenin ahlakı budur.. Madenler devlet tarafından özel şirketlere kiralanıyor. Ancak şirket “kar” yapmak için, eski teknoloji kullanıyor, işçi güvenliğinden kesinti yapıyor, bu açıklarını da iktidarla olan yakın ilişkileriyle denetimlerden uzak tutuyor. Bunlardan biri de, felaketin yaşandığı maden ocağının patronu Soma Holding. Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın bir madeninin açılışına katıldığı ve defalarca övdüğü şirketten bahsediyoruz.  
Soma Holding’in sahibi, 2012 yılında Hürriyet Gazetesine verdiği bir röportajda, TKİ'nin 130-140 dolara mal ettiği kömürün tonunu 23.8 dolar maliyetle çıkardıklarını, özel sektörün çalışma tarzıyla maliyetleri düşürdüklerini söylemişti. İşte bugün ülke olarak o meşhur “tarzın” sonuçlarını yaşıyoruz!
Ülkeyi parsel parsel peşkeş çeken AKP iktidarından gerekli önlemleri almayan şirketlere, denetim yapmayan avantacı kurumlardan önergeye “Hayır” oyu veren AKP milletvekillerine, 3 maymunu oynayan ”havuz medyası”ndan emekçileri satan sarı sendikalara kadar her bir fail, Soma katliamının birinci dereceden sorumlusudur.. Elbirliğiyle bu cinayeti de işlediler!..
Cinayete karşı gereğini yapmayanlar, cinayetlerin suç ortaklarıdırlar.. Demokratik bir ülkenin Meclis’i, hükümeti, güvenlik birimleri ve yargısının başat sorumluluğu; ülke insanının canına-malına kasteden uygulamaları araştırmak ve gereğini yapmaktır. Buradan hareketle; Araştırma Önergesine “Hayır” oyu veren milletvekilleri isim isim açıklanmalıdır. Bakanlığın son denetimde “mevzuata aykırılık görülmedi” diye açıklama yaptığı maden şirketi Soma Holding’in siyasi ilişkileri araştırılmalıdır. Bu şirketin, malum vakıflara bağış yapıp yapmadığığına ilişkin kamuoyuna bilgi verilmelidir. Madenler, bağımsız denetim kurumlarına açılmalı, gerekli denetimleri yapmayan kamu personeli soruşturulmalı ve isimleri kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
AKP’nin ülkemize getirdiği ahlak budur.. Dilinden “demokrasi”yi düşürmeyen liberallerin, ağzından “türbanı, günahı-sevabı” düşürmeyen dinciliğin, dilinden “vatan-millet” sözcüklerini düşürmeyen milliyetçilerin, sıra emekçilere gelince, sıra “iş maliyetleri”ne gelince gerçek yüzleri bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sistemin unsurları, sistemin ahlakı kadardır. Bu ikiyüzlü ahlak, maden işçilerinin hayatı karşısında hükümsüzdür.
Sayılar arttıkça ölümler kanıksanıyor, olağanlaşıyor.. Artık toplumsal bir facia rakamlardan ibaret oluyor, normalleşiyor. Tepkiler zamanla sönümleniyor. 
Katliamdan sonra timsah gözyaşı dökenler, bu katliamı da birkaç gün içinde unuttular. İş “kazaları”nda Dünya birincisi olmamızı, bu katliamların nedenlerini düşünmediler bile. Bu ülkede insan hayatının bu kadar ucuz olması bir kez olsun gündemleri olmadı. İş güvenliğine aktarılması gereken kaynakların kimlere aktarıldığını, ayakkabı kutularında, kasalarda, evlerde tıka basa depolandığını, kan emici simsarlara pay edildiğini hiç sorgulamayacaklar. Hatta bu facianın failleri ve onların propagandistleri, “Soma’daki kazayı bile AKP’ye karşı propaganda malzemesi yaptılar” diyerek geçiştirmeye çalıştılar. Tekrarlar olmasın, sorumlular cezalandırılsın diyenleri, araştıranları, sorgulayanları suçladılar ve üste çıkmaya çalıştılar. Bu tutmayınca, bu cinayeti de kadere bağladılar. Kendileri dışında her yere fatura kestiler. İş ve trafik “kazaları”nda ülkemizi Dünya birincisi yapanları yüceltmeye devam edecekler. Ancak insanca ve onuruyla yaşamak isteyenleri tüketemeyecekler.
Madencileri, çocuk yaştaki işçileri öldürdünüz! 
Bu defa bu çukurunuzu kolay kolay betonlayamayacak, kapatamayacaksınız!..
 
DEMORATİK ÇERKES HAREKETİ
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes