Ana içeriğe git

10 EKİM ANKARA KATLİAMININ YILDÖNÜMÜ!Devam oku     ADIGEY CUMHURİYETİ'NİN 26. KURULUŞ YILDÖNÜMÜDevam oku     Bugün 30 Eylül: YAŞASIN ÖZGÜR ABHAZYA!..Devam oku     Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt Devam oku     Çerkes Derneklerinde Kurs Kayıtları BaşladıDevam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronlarıDevam oku     Çerkes Sosyal Medyasında Şiddet Dili ve Nefret Söylemi-Selçuk AydemirDevam oku     Korkunun ötesi: Korkudan korkmak–Önder KulakDevam oku     Sözmez Baykan'ı ve Mücadelesini Selamlıyoruz!.Devam oku     
 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora
  • Tarkan Çakas
  • Irmaknuh

Kullanıcı girişi

10 EKİM ANKARA KATLİAMININ YILDÖNÜMÜ!

Ağlamayacağız, Yılmayacağız, Unutmayacağız!
10 Ekim 2015 günü Ankara’da toplanan on binlerce barış elçisinin ortasında patlatılan bombalarla yüzlerce karanfilimize alçakça kıydılar. 
Dün gibi hatırlıyoruz. Başkentin göbeğinde, Emniyet Müdürlüğü’nün burnunun dibinde yaratılan bu tablo tatmin etmemiş olacak ki; patlamaların olduğu noktaya, ölülere, yaralılara ve onlara yardım etmeye çalışanlara gaz sıkılmıştı. Her halktan işçi, memur, köylü, esnaf, öğrenci, kadın, erkek, çocuk, yaşlı insanlardan katılımcılar, art arda patlayan iki bombanın ne olduğunu anlamaya çalışırken, hemen ardından gaz bombası atıldığını gördü. Aynı anda alana TOMA’lar girdi, ambulanslar engellendi. 
En sıradan hak arama eylemlerine bile yüzlerce polis yığılırken, patlama sırasında alanda tek bir polis olmaması bir yana, İçişleri Bakanı basın toplantısında, “Olayda güvenlik zafiyeti olmadığını ve istifayı düşünmediğini” söyledi. Adalet Bakanı ise, gazetecilerin “istifa” sorusunu alaycı bir gülümseme ile karşıladı. İkisi de haklı! Düzenin “güvenliği” konusunda bir zafiyet söz konusu değildi. Tam aksine, layıkıyla görevlerinin başındaydılar!
Manipülasyon ustası yandaş medya da görev başındaydı..
İktidarın işine gelen konuları kabartan, işine gelmeyenleri ise çarpıtan yandaş medya bu katliamda da boş durmadı! Mitingin “HDP mitingi” olduğu, saldırının da HDP’ye yapıldığı şeklinde bir algı oluşturmaya çalışan bu aygıtlar, milliyetçi-muhafazakar eğilimleri konsolide etme, kafa bulandırma çabası içindeydiler. Oysa bu mitingi sendikalar ve meslek odaları düzenlemişti ve neredeyse toplumun tüm kesimlerinden yapılanmalar ve bağımsız kişiler mitinge katılmışlardı. Ve hiç kimsenin artık ölmemesi için oradaydılar.
Failleri tanıyoruz.. Aylardır sürdürülen gerilim ve ayrıştırma kampanyası, Reyhanlı’dan Diyarbakır’a, Suruç’tan Ankara’ya uzanan zincirleme katliamlara ortam hazırlamıştıTümünün azmettiricileri ve amaçları aynı! Ülkemizi Suriye ve Ortadoğu bataklığına çekmeye çalışan ABD’den, istediği vekil sayısını alamadığı için ülkeyi iç savaşa sürükleyen anlayışa kadar yayılmış vaziyetteler.. Aylardır toplumu korku ve dehşete sürükleyerek ekonomik ve siyasi amaçlarına ulaşmaya çalışanlar, yancı düzenbazlar, “ılımlı” görünen ama sıkça IŞİD’ın etrafında dolanan dinci kalemşorlar, akılla ve gerçekle bağını tümden yitirmiş havuz medyası, 1990’ların Gladio ekibiyle birleşen bugünün ‘ekibi’... Tamamı bu katliamın suç ortaklarıdırlar. 
Sonuçları açısından da baktığımızda mevcut iktidar aklının ötesinde bir durum olduğunu görüyoruz. Ayrıca Ankara'nın merkezi bir noktasının seçilmiş olması, yönetme yeteneğini yitiren bir iktidar olduğu gerçeğini bugün de işaretliyor. 
Mesele “sağ-sol, Alevi-Sünni, dindar-laik” meselesi değildir, o tarihte de toplumun en dinamik kesimlerine saldırarak işlerine başlayıp, aşama aşama ilerlediler. Bu saldırı sadece mitinge katılanları değil, tüm toplumu hedefliyordu. Zira zaman içerisinde hedef ayırmaksızın bütün toplum kesimlerini içine aldı ve bu ateş sessiz kalanları da yakmaya devam ediyor. Ekonomik ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşan ülkede bu tür saldırılar, toplumsal yarılmayı derinleştirdi. Dolayısıyla, kurumların ve sivil yurttaşların birbirlerine karşı her zamankinden daha özenli ve kavrayıcı olması gerekir. Yüreğinde insani değerleri taşıyan herkes bugün de tek yürek olmak durumdadır. 
Türkiye halklarına ve tüm insanlığa bir kez daha başsağlığı diliyoruz.
 
DEMOKRATİK ÇERKES HAREKETİ
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes