Ana içeriğe git

3. Havalimanı İşçileri Pervasızlığa İsyan Etti!Devam oku     12 Eylül Darbesi ve Darbe ÇocuklarıDevam oku     Gençlerin Adıgey Gezisinden Notlar-Adnan ArslanDevam oku     Sözmez Baykan'ı ve Mücadelesini Selamlıyoruz!.Devam oku     Ah o gemide ben de olsaydım…- Murat SevinçDevam oku     Rusya’nın Anadil Yasasına Karşı 126 Kurumdan Çağrı!Devam oku     Anadillerin Seçmeli Yapılmasıyla İlgili Forum’un ArdındanDevam oku     Güncel.. 'Adnan Hoca’dan ‘ahlaksız’a nasıl geldik!Devam oku     24 Haziran’ı Doğru Okumakla ve ‘Yakışanı Yapmakla’ Mükellefiz!Devam oku     DÇH 21 MAYIS METNİDevam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • cerkes19
  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay

Kullanıcı girişi

Saraylara da ‘Ödülcü Kapıkullarına’ da İhtiyacımız Yok!

Özgürlüğü sevmek başkalarını sevmektir, iktidarı sevmek kendimizi ve çıkarımızı sevmektir” William Hazlitt
Birkaç kişinin bir komite kurarak Akp Genel Başkanı’nın sarayında düzenlemeyi planladıkları “Uluslararası Kafkas Ödülleri Töreni”, Çerkes halkının/Kuzey Kafkasyalıların gündemini bir süredir meşgul etmekte ve yoğun tepki almaktadır. Bu konuyla ilgili tespit ve önerilerimiz şu şekildedir:
1. Bu girişim, toplumumuzun genelini veya bir kısmını temsil eden bir kurumun değil, bir tüccar kişinin geçmişten bugüne ticari ve siyasi hesaplarının bir devamıdır. Kurumlarımızı ve binlerce yıllık genel teamüllerimizi yok sayan bu girişim hamasi cümlelerle soslanmış olsa da, aslında iktidarla ilişkiyi alış-veriş aşamasına taşıyan bir ‘tüccar fırsatçılığı ve faydacılığı’ üzerine kuruludur. Bugüne kadar düzenlediği yüksek harcama gerektiren ödül gecelerinde Beşir Atalay’dan Bülent Arınç’a, Mehmet Özhaseki’den Mümtaz’er Türköne’ye kadar iktidar aklını sistematik olarak ödüllere boğan ve ardından “milletvekili adaylığına” oynayan bu anlayışın Çerkes halkını kullanma sicili bellidir. Ancak önemli olan kişi değil, bu hinliğin türeyebilecek zemin bulabilmesidir.
2. Ülke genelinde ekonomik, siyasi ve sosyal bunca olumsuzluğun sorumlularını ve ana karargâhını meşrulaştırmaya odaklı bir girişimde bulunurken tüm Türkiye’de saygınlığı olan Kafkas/Çerkes adını kullanmanın, bu işi “Çerkeslik için” yapıyormuş gibi göstermenin, güce yaranmak için nasıl bir ölçüsüzlük kıvamında olunduğunu da gözler önüne sermektedir.
3. Halk sefalet içindeyken olmamız gereken yer milyarlık saraylar değildir. ‘Eşit ve başı dik yaşama’ hassasiyeti bilinen Çerkes halkının saraylara ve kapıkullarına ihtiyacı yoktur. Bizim yerimiz halkımızın evleridir, derneklerimizdir, diğer halklarla dayanışma alanlarıdır.
4. Halkı “AKP’li Çerkesler”, “CHP’li Çerkesler”, “Solcu Çerkesler”, “Müslüman Çerkesler” vs. şeklinde ayrıştırmak, halkın gücünü ve iradesini parçalar. Oysa en az yüzde 95’i emekçi olan halkımızı, emeğin ve kimliğin birleşik mücadelesi bir arada tutar, güçlü kılar.
5. Muhalif her adıma “Siyaset yapmayın, Çerkeslik yapın” diyerek hileli bariyer kuranların, söz konusu ‘güçlüden yana siyaset’ olunca coştuklarını da görmekteyiz.
6. Soykırım ve sürgün gibi tarihsel acılarımız ve güncel taleplerimiz karşısında Rusya’nın umursamaz tutumu ortada. Çok uzağa gitmeye de gerek yok, Ruslan Guaşhe’ye yapılanların üzerinden yıl bile geçmedi. Bunlara rağmen Rusya Oligarşisinin temsilcisi Putin’in bu “törene” davet edilmesi, ‘iktidarın yanaştığına yanaşma’ sevdası uğruna akıl ve vicdandan ne kadar uzaklaşıldığını göstermektedir.
7. Halkı temsil etme yetkisini kendi kendine veren bir pazarlamacılığın peşine takılan iyi niyetli insanların istismar edildiği apaçık ortadadır. Komitede yer alan veya çevresinde kümelenen bu insanlarımızın ivedi olarak bu girişimden uzaklaşmalarını bekliyoruz.
8. Toplumumuzun tüm kesimlerinden gelen bunca tepki ve uyarıya rağmen, amacı ve yöntemiyle değerlerimizden tümüyle uzak olan bu organizasyonu sürdürenlere, binlerce yıllık tarihsel geleneğimiz gereği ortak tutum alınmasını öneriyoruz.
‘İktidara niye ödül verilir ki?’ sorusu üzerinde düşünülmelidir
Çerkes dinamiğini kendi siyasi mecralarına akıtmayı ve kontrol altında tutmayı hedefleyenlerin “Kendi Çerkesi”ni yaratma projeleri bellidir ve bundan fayda damıtmaya çalışan uzantıları net olarak bilinmektedir. Bir güce yaslanmadan tek bir adım dahi atamayan faydacı ve ‘örgütsüzlüğü akılcılaştırma’ girişimlerine karşı güçlü bir pozisyon almanın zamanıdır. Bu konuda derneklerimizin çatı örgütü Kaffed başta olmak üzere hepimiz gereğini yapmalıyız.
Durum net. Ekonomik ve siyasi ikballeri için eğilip bükülenler bir tarafa, minnet etmeyerek dik duranlar diğer tarafa.. Çocuklarımız bizleri onurla ansın!
 
Premium Drupal Themes by Adaptivethemes