Ana içeriğe git

Türkiye Çerkesleri Particiliğe, Yancılığa HAYIR Diyor!Devam oku     Kaffed'den Tetikçi Fuat Uğur'a İlişkin AçıklamaDevam oku     “Türkiye gider Mersine, eller gider tersine”: Akkuyu/Sinop… Devam oku     Kastelli’den ‘Dombili’ye: ‘Bizim Çiftlik’ Devam oku     8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ!Devam oku     Panel: Değişen Rolü ile KadınDevam oku     SÜRGÜNLERİN ULUSU-Serdar Eren Devam oku     Forbes dergisi Türkiye'nin en zenginlerini açıkladı Devam oku     23 Şubat Sürgünü ve Güncel Karşılıkları!..Devam oku     DİSK-AR araştırması: “Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği” Devam oku     

 

Kimler çevrim içi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrim içi.

Kimler yeni

  • Kamilatam
  • dorukb
  • Ozcan Sanbay
  • Arslanbay
  • ehayatibora

Kullanıcı girişi

Kaffed'den Tetikçi Fuat Uğur'a İlişkin Açıklama

Kafkas Dernekleri Federasyonu, ülke genelinde ‘tetikçi kalemşör’ olarak bilinen, Çerkes toplumu özelinde de itibarını tümden yitirmiş olan Fuat Uğur’un itham ve çarpıtmalarla dolu köşe yazısına ilişkin kamuoyuna bir açıklama yaptı. O açıklamayı yayınlamadan önce bu gazeteci görünümlü 
kişinin kalibresini gösteren 2017 yılına ait bir haber yazımızı hatırlatmak isteriz:
( http://www.demokratikcerkeshareketi.org/node/834 )
 
Kaffed’in Açıklaması:
KAMUOYUNA AÇIKLAMA
Fuat Uğur Türkiye Gazetesindeki 12 Nisan 2018 Perşembe köşesinde Sayın Cumhurbaşkanı ile Çerkeslerin biraraya geleceği buluşmanın seyrini değiştirmeye, süreci zehirlemeye yönelik, satır aralarına konuyla ilişkisi olmayan etik dışı yöntem ve iddialarla bezenmiş bir “proje” yazı kaleme almıştır.
Yazı “çalışmanın Çerkes bir işadamı tarafından yürütüldüğü ve Çerkes dernekleri ile Akparti’li Çerkes milletvekillerinin işe karışması ile herkesin birbirine girdiği” şeklinde tabansız, gerçeğe aykırı ve nezaketsiz bir iddia ile başlamaktadır. Sorunun başlangıç noktası tam da buradadır. Çerkesler Türkiye’de yaygın ve örgütlü bir toplumdur. Devlet ile olan ilişkilerini, hiçbir demokratik ve toplumsal temsil yetkisi ve görevi olmayan bir “İş adamı” tarafından karar verilip yürütülmesini beklemek en hafif deyimiyle hadsizliktir. Gerek devletin gerekse Çerkeslerin bu süreci yürütebilecek mekanizmaları ve birikimleri elbette ki mevcuttur. Şu anda da Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki’nin koordinasyonunda yürüyen ve konunun tarafları olan Dernek ve Federasyonlar tarafından üzerinde anlaşılmış bir mekanizma çalışmaktadır. Pek çok federasyon ve örgütün işbirliği ve koordinasyonunda düzenlenmekte olan bir süreçte kimi teknik konuların, görev ve rol bölüşümlerinin konuşulması, kimin hangi görevi icra edeceğinin birlikte karar altına alınması son derece doğaldır. Bu duruma sürecin tarafları ve temsiliyet ehliyeti olan kurumların bir itirazı olmamasına rağmen Fuat Uğur’un durumdan adeta vazife çıkararak devam etmekte olan çalışmaya yeni istikamet vermeye çalışması dahası satır aralarına siyasi aktörlere tehditkâr cümleler sıkıştırması ne ahlaki ne de siyasi açıdan kabul edilemez.   
KAFFED halen Türkiye Çerkeslerini temsiliyet noktasında en yaygın örgütlülüğe ve tarihsel geçmişe sahip kurum olup süreci açık, şeffaf ve ilkeler doğrultusunda suhuletle yürütmüş, tarafların onay ve rızası ile organizasyonda üzerine düşeni yapmak üzere çalışmalara başlamıştır. Konuşmanın kim tarafından yapılacağına dair tutum kişisel değil kurumsal bir tavır olup yazıda aktarıldığı gibi Yaşar Aslankaya’nın kişisel talebi değildir.  Bu süreçte yapılacak olan konuşmayı Federasyon Başkanı Yaşar Aslankaya’nın yapmasına Fuat Uğur’un kişisel bir itirazı olabilir. Ancak itirazını dile getirirken koyu harflerle  “CHP tandanslı bir federasyon” ile başlayıp iktidar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı diye hedef tahtasına koyarak süreci baltalamaya çalışmak iyi niyetten yoksundur.  Ne KAFFED ne de Federasyon üyesi Derneklerimiz hiçbir partinin uzantısı, arka bahçesi veya düşmanı, karşıtı diye kategorize edilemez. Sivil toplum kuruluşları olan bu yapılar Çerkes sorunsalına dair çözüm ve çalışmalar çerçevesinde Türkiye siyasi yelpazesinde yer alan her yasal parti ile ilişki ve temas halindedir ve bu son derece doğaldır. Küçük bir çalışma ile görülebileceği gibi on yıllardır Çerkesler ve kurumları tüm siyasi partiler ile iktidar veya muhalefet ayırımı yapmaksızın karşılıklı saygı çerçevesinde çalışmış ve ilişki tesis etmişlerdir.
Seçim sathına girmiş olduğumuz bu günlerde kurumumuz ve temsilcilerinin Türkiye’nin meşru siyasi örgütlenmeleri ile temasta bulunmasını bir suç, bir kabahat gibi yansıtmaya çalışmak yakışıksız ve kötü niyetli bir girişim hatta provokasyondur.  Bu gün Çerkesler, devlet ile doğrudan ve kurumsal manada bir temas kurmak, sorunlarını, çözüm ve beklentilerini dile getirmek için ortak bir çalışma yürütmektedir. KAFFED de bu süreçte tüm paydaşları ile koordineli bir çalışma yürütmeye gayret etmektedir. Diğer yandan Türkiye’deki tüm siyasi oluşumlar ile doğru bir ilişki yürütmektedir. Biraz iyi niyet ve araştırma ile kurumumuzun ve Genel Başkanının yıllardır gerek AKP, gerek CHP ve gerekse diğer legal siyasi partilerle kanunların çizdiği çerçevede temas ve çalışmalarının olduğunu, AKP milletvekili hemşerilerimizle, Bakanlarımızla birlikte pek çok başarılı işe ve programa imza attığını, acı-tatlı tüm günlerimizde, genel kurullarımızda birlikte olduğumuzu bilir. Ancak bir gazetecinin kişi ve kurum isimlerini, açıkça suçlayarak toplumun mütedeyyin kesimlerinin dışlandığını, sadece CHPlilerin bir kısmını ve HDP’li seçmeni temsil ettiği gibi hiçbir mesnede dayanmayan akıl dışı bir iddiayı köşesine taşımak açıkça haysiyetsizliktir. En çok da Federasyonumuz ve üye derneklerimiz içerisinde yer alan çok sayıdaki muhafazakar insanı ve onlarla birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyan dost ve akrabalarını rencide eden bu yalanı ile zaten geçmişi ile kendini itibarsızlaştırmış olan yazar bir kez daha toplumunun nezdinde itibarsızlığını teyid etmiştir.
Fuat Uğur, Külliye’de yapılacak olan toplantıda 15 Temmuz şehidi  Erol Olçok’un alesine onur ödülü verileceğinden hareketle “doğru” derneklerle yapılasını istemiş. Kendince bir “doğru derneği” var ve ismini telaffuz edememiş olması üzüntü verici. Ama daha garabet olan KAFFED ve yöneticilerini “yanlış” adres olmakla itham etmesidir. Ayrıca basın etik ilkelerine uygun şekilde araştırıp yazmış olsaydı toplantıyı düzenleyen şirketin merhum Erol Olçok’un şirketi olduğunu ve aile bireylerinin organizasyonun içerisinde yer aldığını bilirdi ve belki bunca çarpıtmayı yapmaktan utanırdı. Şehit olmuş bir insanın ismini, kendi kişisel hesaplarına ve dar dairedeki ilişkilerine ve çıkarlarına alet etmekten çekinmeyen birisinden utanmasını beklemek her ne kadar zor olsa da…
Dahası niyet okuyuculuğu ile “sahneye çıkacak kişinin trollük yapabileceği” konusunda sözüm ona endişesini dile getirmiş, bunun altından kimsenin kalkamayacağına ilişkin uyarı ile korku salmayı da ihmal etmemiş.  İşte ahlaksızca olan, trollük olan budur. Zira “kişi kendinden bilir işi” derler…
Toplumsal barışı ve ahengi bozmaya, pişmiş aşa su katmaya, fitne çıkarmaya, kendince suçlu veya potansiyel suçlu yaratmaya dönük, kendince bir yerleri legal veya illegal, cici veya tu kaka ilan etmeyi hak ve reva gören sakil anlayışı ve bunun kalemşoru olan Fuat Uğur’u şiddetle kınıyoruz. Bu yazı, Çerkeslerin toplumsal uzlaşma zeminini bozmaya ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenecek Çerkes Buluşması Toplantısını sabote etmeye dönük kötü niyetli ve iftiracı bir zihniyet olup bu artniyetliliği deşifre etmek, boşa çıkarmak ve hukuk önünde hesaplaşmak için her türlü çaba gösterilecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Kafkas Dernekleri Federasyonu
 
NOT: Türkiye Gazetesi’ne de aşağıdaki Yasal Cevap ve Düzeltme Metni gönderilmiştir. 

 Sayı: 2018/28
Tarih: 12.04.2018
Konu: Cevap ve Düzeltme Talebi
  
TÜRKİYE GAZETESİ SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNE
 
Gazetenizin 12 Nisan 2018 tarihli nüshasında ve aynı tarihli internet yayınında yer alan Fuat Uğur adlı köşe yazarının yazısında (http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/601691.aspx) Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) hakkında Basın Kanununa, basın meslek ilkelerine aykırı asılsız, temelsiz, gerçeğe aykırı ve kurumumuzun saygınlığına doğrudan saldırı niteliğinde pek çok unsurun yer aldığını üzüntü ile müşahade ettik. Mezkur yazı içerisinde yer alan gerçeğe aykırı ve çarpıtılmış bölümler sadece kurumumuzu değil başta etkinliğin resmi evsahibi olan Cumhurbaşkanlığı Makamı ve yetkilileri olmak üzere pek çok kişi ve kurumu da töhmet altında bırakabilecek haksız ve hukuksuz unsurlar taşıması itibari ile ayrıca sorunludur. Bu unsurlar ile ilgili yasal ve idari gereğini yapacaklarına inanıyoruz.
Kafkas Dernekleri Federasyonu, 21 Mayıs 1864 Çerkes Sürgünü ile Osmanlı coğrafyasına gelen ve gerek Osmanlı Döneminde gerek Cumhuriyetin kuruluş yıllarında gerekse bugüne kadar sorumluluğunu fazlası ile yerine getirmiş bir halkın en köklü kuruluşudur. Türkiye genelinde 50 yerleşim yerinden bazıları 50 yılı aşkın geçmişleri ile 53 derneğin üye olduğu Federasyonumuz, tüzüğünde ve kamuoyuna ilan edilmiş ilkelerinde de belirtildiği üzere, anayasa ve yasalara bağlı şekilde tüm siyasi ve ideolojik yaklaşımlardan bağımsız olarak kendi kimliği, kültürü ve dili için çalışan bir kuruluştur. Sorunlarımız ile ilgilenen tüm siyasi partilere eşit yakınlıkta olmak yönündeki kurumsal politikamız yıllardır hem toplumumuz hem de kamu kurumlarımız ve siyasi partiler tarafından bilinmektedir. Günlük politikaya bulaşmamak, hiçbir partinin arka bahçesi veya düşmanı olmamak konusundaki hassasiyetimiz toplumumuzun demokratik çoğulcu niteliğinin zorunlu bir gereği olduğu gibi, yazarın pek ayırdında olmadığı Xabze’mizin ve demokratik toplumsal ve kurumsal yapımızın da da doğal sonucudur.
Yazıda bahsedilen CHP çalıştayı da bizim dışımızda tamamen parti yetkilileri tarafından düşünülmüş ve farklı toplumsal kesimler ve sivil toplum temsilcileri ile bir araya gelmek konusundaki parti çalışmaları kapsamında bir seri toplantının bir ayağı olarak davet edildiğimiz bir etkinliktir. Bu daveti kapsamının dışına taşırarak gerçeğe taban tabana zıt bir şekilde “KAFFED CHP ile bir Çerkes Çalıştayı düzenliyor” şeklinde Federasyonumuzun etkinliği imiş gibi yazmak basın meslek ilkeleri ve hatta temel insani ahlaki ilkeler açısından ciddi anlamda sorunludur. CHP ithamı ile yetinmeyen yazar tüm Federasyon Yönetimini ve Federasyonumuz üyesi (yazıda belirtildiği gibi “şubesi” değil, daha yazar “Federasyon”un ne olduğunu bilmemekte, Federasyonun tüzel kişilik sahibi “üyesi” ile “şube” kavramını ayırt edememektedir ne yazık ki) zan altında bırakacak şekilde “HDPli isimler olduğu” şeklinde itham etmektedir. Federasyonumuzun ve üye derneklerimizin yönetimlerinde başta Akparti olmak üzere tüm siyasi partilerde tecrübe sahibi olmuş saygın insanlarımız vardır. Fakat bu kişileri ve tüm kurumlarımızı bağlayan yazılı tüzük ve ilkelerimiz ile Xabzemiz çerçevesinde hiç kimse kurumlarımızda parti politikası yapamaz. Bu konuda uygulamalarımızla da desteklenen tutumumuz oldukça nettir. Aynı şekilde hiç kimse de siyasi görüşünden dolayı dışlanamaz, kaldı ki böyle bir dışlayıcı yaklaşım insani olmadığı gibi Akparti Hükumetleri ile getirilen düzenlemeler ve Anayasamız karşısında suç mahiyetindedir.
Gerek Federasyon düzeyinde gerek üye derneklerin yereldeki çalışmalarında Devlet ve Hükumet yetkilileri ile sorunların çözümüne ilişkin karşılıklı saygı ve güvene dayalı diyalog ve işbirliklerimiz uzun yıllardır devam etmektedir. Bu diyalog ve işbirlikleri ile önemli reformlara imza atılmış ve bir çok toplumsal sorunlarımıza Hükumetimiz tarafından çözümler geliştirilmiştir. Federasyonumuz toplumumuzun temsilcisi olarak daha önce de Cumhurbaşkanları ve Hükumet yetkilileri ile görüşmüştür. Halen de Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde organize edilen sivil toplum etkinliklerine toplumumuzu temsilen katılmaktadır.
Demokratik temsil niteliği olmayan kişisel bir girişim çerçevesinde başlayan ve ödül töreni mahiyetindeki bir etkinliğin, yetkililer tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmesi ve kendilerinin talimatları ile konunun Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenecek bir “Çerkeslerle Buluşma” etkinliğine dönüştürülmesi talimatları doğrultusunda, konu ile ilgili görevlendirilen Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki ve diğer yetkililer Federasyonumuzu hazırlık toplantılarına davet etmiştir.  O dönemde gerçekleşen Genel Kurulumuzu müteakip, toplumumuzun sorunlarının ve taleplerinin en üst düzeyde gündeme getirileceği bir toplantıya dönüştürülmesi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın toplumumuza dönük mesajlarının böylesine önemli bir organizasyon ile iletilmesi amacıyla tüm gücümüzle hazırlıklar konusunda katkı verdik. Programın akışı ile ilgili farklı yaklaşımlar konusunda da Sayın Mehmet Özhaseki’nin liderliğinde çözümler geliştirildi ve programa nihai hali verilmiş oldu.
Basın Meslek İlkeleri uyarınca uymakla mükellef olduğu tarafların görüşünü almak zorunluluğunu kendisi de maalesef ağacı kesen baltanın sapının da ağaç olması tezatındaki gibi bir Çerkes olan yazarın basit bir iki telefon görüşmesi ile öğrenebileceği gerçeğe aykırı unsurlar ne yazık ki bu ilkelere uygun davranılmaması nedeni ile yazıda yer bulmuştur.
Bu yazı, en basit tabiri ile “pişmiş aşa su katmak”tır, iyiniyetten, yapıcılıktan uzaktır, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenecek toplum için son derece önemli böyle bir “Çerkes Buluşması” toplantısını kişisel bir takım ilişkilere, beklentilere ve hesaplara kurban etmektir.
Türkiye Gazetesi gibi köklü bir basın kuruluşuna yakıştıramadığımız bu yazıya dair bu cevap ve düzeltme metnimizin, Anayasamızın 32. Maddesi ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 5., 11., 13. ve 14. Maddeleri uyarınca süresi içinde basılı gazete nüshasının aynı sayfasında ve sütununda yayınlanmasını, 5651 sayılı İn­ter­net Or­tamın­da Ya­pı­lan Yayın­la­rın Dü­zen­len­me­si ve Bu Ya­yın­lar Yo­luy­la İş­le­nen Suçlar­la Mü­ca­de­le Edil­me­si Hakkın­da Ka­nun uyarınca ilgili içeriğin yayından çıkartılmasını ve bir hafta süre ile aynı siteden bu cevap ve düzeltme metnimizin yayınlanmasını, diğer yasal takip haklarımız saklı kalmak üzere, talep ediyoruz.
                 Saygılarımla,                                         
           YAŞAR  ASLANKAYA                                     
                Genel Başkan

 

Premium Drupal Themes by Adaptivethemes